1. Haberler
  2. Genel
  3. PORNODAN İŞ KADINLIĞINA

PORNODAN İŞ KADINLIĞINA

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Arzu Okay bir dönemin Yeşilçam’da vazgeçilmez porno yıldızıydı. Para için yaptığını söylüyor.

“Yönetmenin yatağından geçmeden oyuncu olamazsın. Bu o dönemin vazgeçilmeziydi. Aksi halde dünyanın bir numaralı aktörüda olsan Yeşilçam’da yönetmnin yatak odasını ziyaret edeceksin. Kaçınılmazdı. Aksine kameraların karşısına çıkıp  figüran bile olamazsın” diyor Arzu Okay.

Zorunluluk nedeniyle seks filmleri çevirdiğini söylüyor.

Arzu Okay çok iyi oyuncu ve bir çokta ödülü var.

Okay, bu sektörü bıraktı tekstil sektörüne girdi iş kadını olarak yaşamını sürdürüyor. Sol bir düzeyde siyasetle pasif uğraşısı var.

Arzu Okay (d. 23 Haziran 1954, İstanbul), Türk sinema oyuncusu, iş kadını ve aktivisttir. 1970’li yıllarda Yeşilçam’da fırtınalar estiren, erken yaşta sinemayı bırakıp kendisine yepyeni bir hayat kuran ilham verici bir figürdür.

Erken Yaşamı ve Sinemaya Adım Atışı

Doğum ve Aile: İstanbul’da doğdu. Babası şoför, annesi ev kadınıydı. O henüz 10 aylıkken anne ve babası boşandı. Mecidiyeköy Lisesi’nde eğitim gördü ancak yarıda bıraktı.

İlk Adım ve Yarışmalar: Henüz 14 yaşındayken Zeki Müren ile birlikte bir fotoromanda yer aldı. 1970 yılında Saklambaç gazetesinin açtığı yarışmada “Sinema Yüz Güzeli” seçildi. Ardından İtalya’da düzenlenen yarışmada dünya dördüncüsü oldu.

Yeşilçam Kariyeri: 1970 yılında Ayhan Işık ile başrolünü paylaştığı Ölünceye Kadar filmiyle sinemaya giriş yaptı. 15 yaşında başladığı oyunculuk kariyerinde 100’ü aşkın filmde rol aldı. 1970’lerin ortalarında Türk sinemasında yaşanan “seks furyası” döneminde vamp kadın rolleriyle tanındı.

Sinemadan Ticarete ve Avrupa’ya Geçiş

Sektöre Veda: Henüz 23 yaşındayken, kariyerinin zirvesindeyken “artık yeter” diyerek sinemaya veda etti. Çevirdiği yüzü aşkın filmin sadece küçük bir kısmının bu furyaya ait olmasına rağmen, üzerine yapıştırılan etiketler ve dönemin önyargıları nedeniyle sinemadan uzaklaşmayı tercih etti.

İş Kadınlığı ve Londra Yılları: Liseyi dışarıdan bitirmek için dersler alırken deri işi yapan bir öğretmeniyle ortaklık kurarak ticarete atıldı. İngilizce öğrenmek için 7 ay Londra’da kaldı. Bir süre şarkıcılık yaparak İbrahim Tatlıses’in de yer aldığı kadroyla Anadolu turnelerine çıktı.

Paris’e Yerleşme: 1984 yılında tamamen ticaret yapmak amacıyla Paris’e yerleşti. Bu dönemde tekstil ve ihracat alanında büyük başarılar elde etti, yüzlerce kişiye istihdam sağladı ve ihracat ödülleri aldı.

Özel Hayatı ve Son Dönem Yaşamı

Evliliği ve Kızı: 1985 yılında evlendi (1992’de boşandı, bir röportajında boşanmanın 7 yıl sürdüğünü belirtmiştir). Bu evlilikten 1987 yılında kızı Eda Su dünyaya geldi.

“Keşke”siz Bir Kadın: Yaşamı, gazeteci Türey Köse tarafından kaleme alınan ve İletişim Yayınları‘ndan çıkan Arzu Okay – ‘Keşke’siz Bir Kadın adlı söyleşi kitabında tüm detaylarıyla yer aldı. Kitap, onun sadece bir Yeşilçam yıldızı olmadığını; sıfırdan hayata tutunan güçlü bir iş kadını ve bir dönem tanığı olduğunu gözler önüne serdi.

Ödüller ve Onur: Yıllar sonra sinemaya mesafeli duruşunu bozarak 2015 yılında Yemekteydim ve Karar Verdim filminde oynadı. Sinemaya ve kadının var olma mücadelesine verdiği katkılardan dolayı 2012 yılında 10. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali’nde ve 2016 yılında 49. SİYAD Ödülleri’nde Onur Ödülü’ne layık görüldü.

Ağırlıklı olarak Fransa ve Türkiye arasında yaşamını sürdüren Arzu Okay, geçmişiyle barışık, cesur duruşu ve hayat tecrübesiyle Türk sinema tarihinde özgün bir yere sahiptir.

Arzu Okay (d. 23 Haziran 1955, İstanbul), Türk sinema oyuncusu.

Hayatı ve kariyeri

Annesi ile şoför olan babası o 10 aylıkken boşanan Arzu Okay, Mecidiyeköy Lisesi‘nde okudu ancak okulu bitiremedi. 1969 yılında bir fotoromanda Zeki Müren‘le oynadı. Saklambaç gazetesinin 1970 yılında açtığı yarışmada birinci seçildi, ardından İtalya‘daki yarışmada 4. oldu.

Sinemaya ilk olarak Ayhan Işık ile başrolünü paylaştığı “Ölünceye Kadar” adlı film ile adım attı. 70’lerin seks furyası döneminde vamp kadın olarak adını duyurdu.

Liseyi dışarıdan bitirmek için dersler aldı. Eşiyle beraber deri işi yapan ders aldığı öğretmenlerden biriyle ortaklık kurdu. 22 yaşında Londra‘ya 7 ay süreyle İngilizce öğrenmek için gitti. Daha sonra şarkıcılık yapmaya başladı, İbrahim Tatlıses‘in de olduğu bir kadro ile Anadolu turnesine çıktı.

Sinemayı bırakmasının ardından 1984 yılında Paris‘e gitti ve dericilik üzerine ticarete atıldı. 1984-1986 arasında Paris’te iş yeri açtı. 1990 krizinde battı ve ardından tekrar toparlandı.

1985 yılında Paris’te tanıştığı bir Fransız ile 7 yıl süren bir evlilik yaptı. “Eda Su Neidik” (d. 16 Şubat 1987) adında ressam bir kızı vardır.

2012’de 10. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali’nde Onur Ödülü aldı.[2]

25 Mayıs 2013 tarihinde Erzurum‘da düzenlenen Uluslararası Dadaş Film Festivali‘ne sunucu olarak katıldı.

2015 yılında oyuncu ve yazar Görkem Yeltan‘ın yönetmenliğini üstlendiğ

i ilk uzun metrajlı filmi “Yemekteydik ve Karar Verdim” adlı sinema filminde başrolde oynadı.

Cinsel İçerikli Film Yıldızı Arzu Okay’a Açıkça Soruldu: Sahneler Gerçek miydi

Yeşilçam efsanelerinden Arzu Okay, “Cinsel içerikli filmlerindeki sahneler gerçek miydi?” sorusuna “Bu sahneler gerçekse o zaman biz çeken kadınlar, ne duruma düşüyoruz pardon?” yanıtını verdi.

Bir dönemin cinsel içerikli film yıldızlarından Arzu Okay, ‘7 Kocalı Hürmüz’ müzikaliyle yıllar sonra seyirciyle buluşuyor. 62 yaşındaki oyuncu, Posta gazetesinden Canan Danyıldız’a verdiği röportajda çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Çok çocuklu bir ev kadını olmayı çok istediğini, ancak kısmet olmadığını belirten Okay, “Karanlıkta hayranlık duyulan bir kadındım ama gerçek hayatta eşleri olmamı asla istemeyecekleri biriydim. Belki ben de kendimi anlatmadım. Kimse Arzu’yu merak etmedi ki.” ifadelerini kullandı. Cinsel içerikli filmlerindeki sahnelerin tamamen kurgu olduğunu belirten Okay, şu ifadeleri kullandı: “Bu sahneler gerçekse o zaman biz çeken kadınlar, ne duruma düşüyoruz pardon?” İşte o röportajdan bir kesit; 117 filmde oynadınız, sinemaya nasıl adım attınız? 1970’te ‘Sinema Yüz Güzeli’ seçildim, 15-16 yaşındaydım. Önce fotoromanlarda yer aldım. O zaman Kadir İnanır’la aynı kuyruğa girer, maaşımızı alırdık. İlk filmim Ayhan Işık’laydı. 23 yaşında sinemayı bıraktım, sinema bitmişti. Babanız hayatınızda olsaydı başka türlü olur muydu? Fizik okumayı çok isterdim ama olmadı. Ama kızım Eda beş dil biliyor. Sorbonne mezunu, yüksek lisans yaptı. Güzel Sanatlar okudu. Ben de yapamadıklarımı ona yaptırdım galiba. Anneniz cinsel içerikli filmleri yüzünden kızdı mı size? Daha 17 yaşında evden taşınmıştım zaten ama anneme ben bakıyordum. Bir gün erotik fotoğraflarımı gördü, “Utanmıyor musun?” dedi. Ben de, “Sen bu parayla yaşamaya utanmıyor musun?” dedim. Yapımcısı, erkek oyuncusu, senaristi utanmayacak, bir tek ben mi utanacağım seks filmlerinden? Memduh Ün’ün çevirdiği erotik filmde oynadım. Ama o ismini başka yazdırdı.


Kaç tane cinsel içerikli filminiz var? 24 kadar var. 80 tane normal filmden kazanmadığım parayı onlarla kazandım. Film başına o zaman 70-80 bin lira alıyordum. Büyük isimler para kazandı, ben ev bile alamadım. Sonra benim ismimle erotik filmleri dünya paraya sattılar. Gerçek hayatta da öyle seksi kadın değilimdir; gördüğün gibi sıradanım. Çok çocuklu bir ev kadını olmayı isterdim ama kısmet, erotik yıldız oldum.
Hülya Koçyiğit, Filiz Akın, Fatma Girik gibi isimleri hiç kıskandınız mı? Hayır, kıskanmadım. Onlar koruma altındaydı çünkü. Benim öyle bir durumum olmadı. Yönetmenlerden evlenme teklifi almadım. Küçük yaştaydım, sinemayı da erken bırakmıştım. Mesleğimden sevgilim olmasını istemezdim. Peki, çok açık soracağım: Erotik filmler dışında başka yapacak bir iş yok muydu? Lise terk bir kızım. İngilizceyi de Fransızcayı da sonradan öğrendim. Bana o dönem kim, ne iş verecek? Şimdi düşünüyorum da, hayalmiş!
Karanlıkta Türk erkeklerinin ağzının suyu aktığı bir ilahken, gündüz vakti dışlanan bir kadın olmak. İkiyüzlü bir durum değil mi? Karanlıkta hayranlık duyulan bir kadındım ama gerçek hayatta eşleri olmamı asla istemeyecekleri biriydim. Belki ben de kendimi anlatmadım. Kimse Arzu’yu merak etmedi ki. “KENDİ FİLMLERİMİ SEYRETMEM ÇOK KÖTÜLER” Kendi filmlerinizi hiç seyretmemişsiniz. Çektiği filmlerden pişmanlık duymayan bir kadın, neden seyretmez? (Gülüyoruz) E çok kötü filmler! Deli miyim, 1,5 saatimi neden çöpe atayım? Güzel filmler olsaydı seyrederdim. Onun yerine kitap okur, seyahat ederim daha iyi. Seyahate bayılırım. Bana sorsan güzel bir ayakkabı mı seyahat mi diye, hiç düşünmeden seyahat derim!
Bugün güzel bir film teklifi gelse, soyunur musunuz? 62 yaşındayım. Artık bu yaştan sonra soyunmam! Erotik filmdeki rol arkadaşınızla çekim sonrası normal dostluğunuza devam edebiliyor muydunuz? Evet. Mesela Mete İnselel ve eşi Kamuran arkadaşımdı, evlerinin anahtarı bende vardı, gider onlarda kalırdım. Hatta Kamuran’a diyorum ki, “Kocana sahnede suni teneffüs yapacağım, takma dişlerini taktırmayı unutma!” çok yakındık. Onların kıskandığı bir kadın değildim. Yani, izleyen erkeklerin etkilendiği şeyler gerçekten yaşanmadı… Tabii ki yaşanmadı! Bu sahneler gerçekse o zaman biz çeken kadınlar, ne duruma düşüyoruz pardon?


Filmleriniz özel hayatınızı, hayatınızdaki erkeği nasıl etkilemiştir? Beni taşımak belki o yıllarda zor olmuştur. Benim gerçeğimi bilen biliyordu. Ama ben çevirdiğim filmler yüzünden değil, başka sebeplerden terkedildim. Eda’nın babası Ahmet Neidik ile evlenirken sorun oldu mu? Hayır, Ahmet çok iyi bir insandır, düzgündür. Sevgimiz bittiği için ayrıldık. Hem evlenmek hem de çocuk istiyordum. Bunu yaşadım, çok mutluyum. Ahmet yeniden evlendi, ikizleri oldu. Eda’nın bir ailesi daha var. Kızınız sizi suçluyor mu? Eda, “Annem Türkiye’nin Brigitte Bardot’su” der çıkar işin içinden. Ona göre öyleyim. Ben para için, ayakta kalmak için o filmleri çevirdim. Eda bunu bilir, yargılamaz.
Arzu Okay’dan ilginç itiraflar Yeşilçam’ın yapımcısından oyuncusuna iyi para kazandığı ama kimsenin sahiplenmediği bir dönemi var. Seks filmlerinin aileleri ve birçok oyuncuyu sinemadan uzaklaştırdığı o döneme ilişkin şimdiye kadar duyduğum en yürekli açıklama Arzu Okay’dan geldi. Sekiz yılda oynadığı 117 filmden 24’ü erotik olan Okay, o dönemi niye kimsenin sahiplenmediğini ‘Keşkesiz Bir Kadın’ adlı kitapta şöyle anlattı:


“Daha çok komedi bazındaydı ilk filmler. Seks, komedi, avantür de vardı. Mete İnselel, Aydemir Akbaş, Ali Poyrazoğlu, Bülent Kayabaş oynuyor. Sonra sağ olsunlar, bütün bu arkadaşlar bunu reddettiler, kadınlara kaldı işin faturası.”
Arzu Okay; Zeki Müren’den Ayhan Işık’a, Sadri Alışık’tan Kadir İnanır’a birçok ünlüyle film çekmesine rağmen adının Yeşilçam’ın seks yıldızları arasında anılmasından yana rahatsız ama utanılacak bir şey yapmadığı kanaatinde… Buna rağmen Okay’ın yıllarca gittiği yemeklerde tanınmamak için yüzü duvara dönük oturması ilginç.

Sesinin kötülüğünü kabul eden, sahne aldığı yerlere insanların kendisini dinlemeye değil Arzu Okay’ı görmeye geldiğini söyleyen ve “Şarkı söyleyemeyen şarkıcıydım” diyen oyuncunun, Türay Köse imzalı kitapta, sinemayı ve şarkıcılığı bıraktıktan sonra girdiği deri işinde Derimod’un modellerini nasıl taklit ettiğinin itirafı da var. ‘Kadir İnanır beni karda sırtında taşıdı’ Arzu Okay’ın hayatını anlattığı kitapta ‘Kara Gün’ filmindeki rol arkadaşıyla ilgili anısı ilginç:
“Mersin, Arslanköy’de film çekiyoruz. Bilge Olgaç’ın yönettiği filmde, Kadir İnanır ve Muhterem Nur’la oynuyoruz.
Muhterem Nur, Gaziantep’te bir gazinoda çalışıyor. Patronlar, ‘Sen gidiyorsun, geliyorsun olmuyor. Git, bugün rolünü bitirsinler, ondan sonra da bir daha gitmeyeceksin’ demiş. Muhterem Nur, geldi, söyledi bunu. Bilge de, ‘Sabaha kadar çalışacağız, bitecek Muhterem Hanım’ın rolleri’ dedi.
Toroslar’daki köyde o kadar çok kar yağıyordu ki, bir sene evvel şehirle irtibat kesilmiş, yiyecek atmışlar helikopterden, o kadar. Muhterem Hanım’ın geldiği gün de yollar kapandı filan. Annem ve Kadir İnanır’la kaldığımız ev de köyün dışında.
Bizim çekimler bitince Kadir, ‘Hadi gidelim’ dedi. Her taraf bembeyaz. Bize, ‘Gitmeyin, kar diz boyu, güneş çıkınca gidersiniz’ dediler. Ben 17 yaşındayım, Kadir de 22, 23 falan… Yola çıktık, ama hiçbir şey görmüyoruz. Yolu kaybettik, donuyoruz, diz boyu kar. Kadir’e, ‘Beni bırak, sen git yardım bul’ dedim. ‘Olmaz, seni nasıl bırakayım? Sonra nerede bulacağım?’ deyip, beni sırtladı. Ne kadar dolandık bilmiyorum, sonra eve geldik. Hemen bacaklarıma vazelin sürüldü, donmuşum. Kadir beni bırakmadı.  Hayatını kimin oynamasını istedi? Nadir Sarıbacak için, “En beğendiğim oyuncu, favorim, bayılıyorum” diyen Arzu Okay’ın diğer gözdeleri; Yurdaer Okur, Görkem Yeltan, İlker Aksum, Şebnem Bozoklu ve Erkan Kolçak Köstendil. Kitapta Okay’ın, “Hayatın film olsa kimin oynamasını istersin?” sorusuna verdiği yanıtsa “Nurgül Yeşilçay” oldu. Muhterem Nur’u rejisör dövdü! Arzu Okay’ın kitabında hakkındaki bazı haberlerin de kupürleri var. Toros Dağları’ndaki setten Mersin’e inen oyuncuların şehirde, filmdeki askeri parkalarla dolaşmaları üzerine altı saat gözaltında kaldığı haberinin ara başlığı şu:
‘Muhterem Nur’u rejisör dövdü’


şunlar yazılı:
“Diğer taraftan film çalışmalarını aksatan Muhterem Nur’u, rejisör Bilge Olgaç, kaldıkları otelin önünde dövmüştür.”
1971 yılında bu haber nerede çıktı, kim yaptı, doğru mu bilmiyorum, ama şundan eminim.
Kavga, dövüş boşuna, kimseye kalmıyor bu dünya! Olgaç 1994’te, Nur ise 2020’de öldü.  “En tehlikeli insan tipi, yalnızlığı geçene kadar sizinle olan, sonrasında kendi yoluna bakan insan. Yeşilçam’ın eski oyuncusu Arzu Okay, uzun yıllar Fransa’da tekstil ticaretiyle uğraştıktan sonra oyunculuğu bırakmış ve şimdilerde gözlerden uzak, sakin bir hayat sürmektedir. Yaşam Yeri ve Son Durumu Yaşadığı Yer: Türkiye ile Fransa (Paris) arasında gidip gelen Okay, zamanının büyük kısmını İzmir’in Foça ilçesinde ve İstanbul’da geçirmektedir. Ne İş Yapıyor: Aktif olarak herhangi bir meslek veya oyunculuk yapmamaktadır. 1980’li yıllarda yerleştiği Paris’te uzun süre büyük çaplı tekstil ve ihracat işleriyle uğraşmış, yıllar sonra kesin dönüş yaptığı Türkiye’de sinemaya 2015 yılında çekilen Yemekteydik ve Karar Verdim filmiyle kısa bir nostaljik dönüş yapmış, günümüzde ise emeklilik hayatı yaşamaktadır.

Yeşilçam’ın unutulmaz isimlerinden olan ve bir döneme damga vuran Arzu Okay’ın son hali merak konusu oldu. Okay şimdilerde gözlerden uzak bir hayat yaşıyor.   Yeşilçamın yıldızı Arzu Okayın son hali Bir döneme damga vuran oyuncuların şimdilerde ne yaptığı zaman zaman merak konusu oluyor. Bu isimlerden biri de Arzu Okay… Yeşilçamın yıldızı Arzu Okayın son hali 10 yaşındayken Zeki Müren ile fotoromanda oynamasıyla başlayan şöhreti, ‘Saklambaç’ gazetesinin yarışmasını kazanmasıyla devam etti. Bir dönemi güzelliği ile sarsan Okay uzun süre Fransa’da yaşadı. Şu an ise Foça’da kızıyla birlikte yaşıyor. Yeşilçamın yıldızı Arzu Okayın son hali Oyunculuğu bıraktıktan sonra Fransa’ya yerleşip tekstil işiyle uğraşmaya başlayan Okay 2017 yılında ‘Yemekteydik’ ve ‘Karar Verdim’ filminde rol almıştı. Okay şimdilerde gözlerden uzak bir hayat sürdürüyor. Yeşilçamın yıldızı Arzu Okayın son hali Röportajında “1970’te ‘Sinema Yüz Güzeli’ seçildim, 15-16 yaşındaydım. Önce fotoromanlarda yer aldım. O zaman Kadir İnanır’la aynı kuyruğa girer, maaşımızı alırdık. İlk filmim Ayhan Işık’laydı. 23 yaşında sinemayı bıraktım, sinema bitmişti” diyen Okay, “Fizik okumayı çok isterdim ama olmadı.

Ama kızım Eda beş dil biliyor. Sorbonne mezunu, yüksek lisans yaptı. Güzel Sanatlar okudu. Ben de yapamadıklarımı ona yaptırdım galiba.” demişti.   Yeşilçamın yıldızı Arzu Okayın son hali Okay, geçimini sağlamak için erotik film çektiğini de anlattı: “Keşke Bilge Olgaç da erotik filmi çekseydi de, ölmeseydi. Çünkü, zavallı Bilge, kaloriferli evde oturamıyordu. Sobalı evde çıkan bir yangında yaşamını kaybetti. İşte bunu hiç hazmedemiyorum. Kısacası, bazı şeyleri kaloriferli evlerde oturmak ve minik konforlar için yapmak zorundaydık.” Yeşilçamın yıldızı Arzu Okayın son hali O yıllarda 70-80 filmde oynayan güzel yıldız çok büyük paralar kazanmadığını, bir ev bile alamadığını bir röportajında belirtmişti. Fakat yapımcılar onun ismiyle filmleri tekrar tekrar satıp büyük paralar kazanmışlardı.Arzu Okay, Posta gazetesine verdiği röportajda, “Karanlıkta hayranlık duyulan bir kadındım ama gerçek hayatta eşleri olmamı asla istemeyecekleri biriydim. Belki ben de kendimi anlatmadım. Kimse Arzu’yu merak etmedi ki.” sözlerini söyledi. Gerçekten de erkekleri, güzelliğiyle korkutan bir kadındı. Onunla beraber olabilecek cesaret birçoklarında yoktu.” demişti.    


 

PORNODAN İŞ KADINLIĞINA
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

CS Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.