Allah’ı oynamak günümüzde oldukça gündemde. Allah’ı oynamak oldukça kolay meslek olsa gerek.
Allah adına kararlar verip dünyayı değiştirmeye çlalışmak, insanları çeşitli aşı oyunlarıyla öldürerek dünya nüfusunu azaltma çalışmaları üzerine laboratuvarlar kurarak ilaçlar üretip insanları öldürmek.
Şeytanın bile aklına gelmeyecek dünya üzerinde çeşitli oyunlar yaratıp isanlara sunmak va ölümlere yol açmak.
Allahçılık oynayanlar. İnsan ölümlerinden adeta zevk alıyor.
Alllah üzerine çeşitli oyunlar geliştirmek
Zamları Allah’ın yapması, enfllasyonu yükseltmesi, alım gücünün düşmesi. Halkı yoksul hale getirmek gibi.
“Allahçılık oynamak”, insanların kendilerini ilahi bir güç veya otorite yerine koyarak başkalarının inançlarını, günahlarını veya kaderlerini yargılaması durumunu ifade eden sosyolojik ve teolojik bir kavramdır. Başkalarını kolayca cennet veya cehenneme gönderme, inançları ve ahlakı sorgulama eğilimlerini eleştirir
Bu durum genellikle şu şekillerde ortaya çıkar:
Dini siyasete alet ederek cahil toplumu aldatmak Allahçılık oynamak değil midi?
Allahçılık oynamak oyunların en kolayı çünkü.
Doğayı katletmek, hayvanlara işkence etmek Allah’ın emri gibi değil mi?
Bütün bunları Allah yapıyor.
NEFRET KUSMAK HANGİ KİTAPTA YAZILIDIR?
Kara, konuyla ilgili olarak şu paylaşımda bulundu: “Çeşidi ve kimliği ne olursa olsun, bir insanın üzüntüsüyle ve ölümüyle mutlu olan bir varlık nasıl olabilir? Nasıl başkasını yargılamak, hüküm ve onay vermek noktasında bir şizofren olunabilir? Hele ki inanır geçinen biriyse bir de, bu ‘Allah’çılık oynamak değil de nedir? Elinde bir telefonla bilmeden, düşünmeden ve tanımadan, zerre kadar beynini yormadan, körü körüne siyasi görüşüne ya da aslında hiç bilmediği inancına sığınıp, onları da suiistimal edip, nefret kusmak, kırmak, dökmek hangi kitapta yazılıdır? Hoşgörü ve teslimiyet nerede kaldı peki Müslümanlığı bile kirleten insan müsveddeleri? Bu ve benzeri kararlara sonuna kadar katılıyorum,destekliyorum. Ülkeme ve dünyaya kötü kalpleri ve hastalıklı beyinleriyle nefret kusanların cezalandırılmasını diliyorum. Saygı ve sevgi sarsın etrafımızı artık. Toplumsal ahlâkımıza ve huzurumuza sahip çıkalım artık. Bugün başkasına yapılanın yarın da bize yapılacağını unutmayalım artık!”
Kibre Kapılma: İnsanın kendi doğrularını mutlak ilahi gerçek olarak görüp, farklı düşünenleri dinden veya insanlıktan aforoz etmesi.
“Allahcılık oynamak” veya “Allah’çılık”, bireylerin veya grupların, dini ve ahlaki değerleri kendi tekellerine alarak insanları inançları üzerinden yargılamasını, kimin cennete veya cehenneme gideceğine karar vermesini veya dini bir kalkan olarak kullanarak kibirli bir üstünlük taslamasını ifade eden sosyolojik bir kavramdırBu kavram, özellikle siyasal İslam, tarikatlar ve toplumsal ahlak bağlamında entelektüel makalelere ve köşe yazılarına konu olmaktadır.
Temel Kavramlar ve Eleştiriler
Kulluk Sınırlarını Aşma Kibri: İnsanın, kendi ahlaki veya dini standartlarını mutlak doğru kabul ederek başka bir bireyin yaşamı, hataları veya tercihleri hakkında nihai hüküm vermesi; bireyin kendi iradesini ve sınırlarını unutup ilahi bir makamda rol kesmesi (Allah’çılık oynaması) olarak eleştirilir
Dini Araçsallaştırma: Siyaset, cemaatler veya toplumsal grupların çıkarları doğrultusunda dini metinlerin ve kavramların çarpıtılarak kendi otoritesini meşrulaştırmak için kullanılmasıdır
İman ve Vicdan Ayrımı: İbadetlerin şekilsel olarak yerine getirilmesini bir üstünlük aracı olarak gören, ancak ahlaki ve insani değerlerden (dürüstlük, adalet, merhamet) uzaklaşan zihniyetin eleştirisidirİlgili Okuma ve Makale Örnekleri
Bu sosyolojik ve teolojik sorunsalı ele alan farklı platformlardaki içerikler şöyle özetlenebilir:
Sosyolojik Perspektif (Laiklik ve İnsan Hakları Eksenli): İlahiyat ve felsefe yazılarında; bireylerin inanç ve ibadet özgürlüğüne karışma, yargılayıcı bir dil kullanma ve başkalarının kaderi veya günahları hakkında hüküm verme eğilimleri irdelenmektedir. Örneğin, inananlar arasındaki teolojik ayrımlarda bu dilin toplumu nasıl kutuplaştırdığı tartışılır.
Alternatif Medya ve Köşe Yazıları: Bu ifade, özellikle iktidar pratiklerinde ve dini referanslı siyasi açıklamalarda, dini kamusal alanda hegemonya kurmak için kullananlara yönelik bir eleştiri olarak karşınıza çıkar. Bu konudaki köşe yazılarına erişmek için Adil Medya platformundaki tartışma yazılarını inceleyebilirsiniz.
Akademik Çalışmalar: Teolojik düzeyde “Allah inancı ve ahlak ilişkisi” ile “kibir ve dini gösteriş” arasındaki farkı inceleyen akademik yayınlara ve ilahiyat dergisi makalelerine DergiPark veri tabanı üzerinden ulaşabilirsiniz.
Konuyla ilgili eleştirel okumalar, dinin bireyin kendi içsel inancı olarak kalması gerektiği, kurumsallaşmış veya toplumsallaşmış “dincilik” ile gerçek inancın birbirinden ayrılması gerektiği tezleri üzerine kurulur.



