1. Haberler
  2. Genel
  3. ÖĞRENCİLER ve TÜRK TOPLUMU:ASKIDA

ÖĞRENCİLER ve TÜRK TOPLUMU:ASKIDA

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Askıda ekmek, askıda tost, askıda simit, askıda yemek, askıda kahve. Asıl askıda olan bu yazdıklarımız değil. Askıda olan öncelikle o minik öğrencilerimiz. Ardından Türk toplumu geliyor.

Kısaca: 86 MİLYON ASKIDA. Ama kimse bunu sorgulamıyor. Bebek katiline villa yapan, bozuk silahları yakıp silah bıraktıklarını iddia edenlere her türlü olanak sağlanırken minik öğrencilerimiz okullarına aç giderken, iktidar PKK militanlarının silah bırakmayacağını bilmiyor nu? Beynimizle aklımızla dalga geçiliyor. Ne var ki hala milyonlar emperyal piyonu AKP’nin peşinden koşmaya devam ediyor.

Uyuyun uyuyun uyandığınızda cehenneminizde olacaksınız.

Bu güne dek 1960 ihtilali ardından Demirel, 12 Eylül’un baş kahramanı Kenan Evren gençleri, tam bağımsız demokratik Türkiye isteyenleri askıya aldı. (İDAM ETTİ)

Şimdide AKPKK iktidarı 86 milyon yurttaşı askıda bekletiyor. İpi ne zaman çeker bekliyoruz.

İktidar çözüm üreteceğine yurttaşlar çözüm üreterek öğrencilerimize gariban yurttaşlarımıza destek vermeye çalışıyor.

Yurttaşlar ASKIDA olayını yarattı ve çözüm üretmeye çalışıyorlar.

Yakında bizde askıda olacağız.

Askıda Ekmek, Türk mutfağının ve sokak lezzetlerinin vazgeçilmez köşe taşları olan ekmek, yemek, simit ve tost kültürünü inceleyen kapsamlı bir makale konusudur. Bu dört unsur, sadece birer besin kaynağı değil, aynı zamanda Türk toplumunun sosyal yaşamını, tarihini ve pratik yaşam alışkanlıklarını yansıtan kültürel simgelerdir.

İşte bu başlıkları kapsayan, web sitesi, blog veya dergi için kullanabileceğiniz özgün bir makale taslağı:

Gelenekten Geleceğe Bitmeyen Lezzet Yolculuğu: Ekmek, Yemek, Simit ve Tost

Türk mutfak kültürünün temelini oluşturan lezzetler, sabahın ilk ışıklarından gecenin geç saatlerine kadar günün her anına eşlik eder. Sokak köşelerinden lüks restoranlara, anne elinden çıkan sıcak yemeklerden aceleyle yenen bir atıştırmalığa kadar hayatımızın merkezinde yer alan dört aktör vardır: Ekmek, yemek, simit ve tost. Bu dörtlü, sadece karnımızı doyurmakla kalmaz; paylaşılan anları, dostlukları ve köklü bir geçmişi de sofralarımıza taşır.

1. Hayatın ve Sofranın Başlangıcı: Ekmek

Türk kültüründe ekmek, sadece bir gıda maddesi değil, emeğin ve nimetin en kutsal sembolüdür. Yere düştüğünde öpülüp başa koyulan ekmek, sofralarımızın başköşesindedir.

Çeşitlilik: Anadolu’nun zengin coğrafyasında tandır ekmeğinden vakfıkebire, bazlamadan lavaşa kadar yüzlerce çeşit ekmek üretilir.

Sosyal Rolü: Ekmek, her yemeğin tamamlayıcısıdır. Çorbanın suyuna banılan, sulu yemeğin dibini sıyıran o son lokma, Türk yemek kültürünün samimiyetini özetler.

2. Bir Kültür Mirası: Türk Yemekleri

Geleneksel Türk yemekleri, Orta Asya’dan Balkanlar’a uzanan geniş bir coğrafyanın ve Osmanlı saray mutfağının harmanlanmasıyla oluşmuştur.

Tencere Yemekleri: Zeytinyağlılar, kuru fasulye, nohut ve mevsim sebzeleriyle yapılan sulu yemekler, Türk evlerinin vazgeçilmezidir. Yemek, aile bireylerini bir araya getiren sosyal bir ritüeldir.

Paylaşma Kültürü: Büyük tepsilerde sunulan yemekler, “birlikte yenen yemeğin bereketi artar” inancını yaşatır.

3. Sokak Kültürünün Altın Tacı: Simit

Günün her saati çıtır çıtır kokusuyla bizi kendine çeken simit, Türk sokak gastronomisinin en demokratik yiyeceğidir. Zenginden fakire, öğrenciden iş insanına kadar herkesi aynı lezzette buluşturur.

Karakteri: Pekmeze bulanıp susamla kaplanan simit; İstanbul’da çıtır, Ankara’da daha koyu renkli ve sert, İzmir’de ise “gevrek” adıyla kendine has bir kimliğe bürünür.

Mükemmel Eşlikçiler: Yanına eşlik eden bir ince belli çay ve bir üçgen peynir, dünyanın en lüks kahvaltısına meydan okuyacak güçtedir.

4. Pratikliğin ve Yaratıcılığın Buluşması: Tost

AW999365

Zamanın hızla aktığı modern dünyada tost, Türk insanının pratik zekasıyla birleşerek basit bir sandviç olmaktan çıkmıştır.

Sokak ve Büfe Kültürü: Ayvalık tostu, Susurluk tostu ya da sanayi tostları… Bol malzeme, eriyen kaşar, sucuk ve özel soslarla tost, Türk mutfağında başlı başına bir ana öğün haline gelmiştir.

Kurtarıcı Rolü: Öğrencilerin vizelerden önceki gece sığınağı, işe yetişmeye çalışanların hızlı sabah kahvaltısıdır.

Sonuç: Aynı Sofrada Buluşan Değerler.

Bakın yemek.com askıda neler yapmış.

Ekmek, sulu bir yemek, çıtır bir simit ya da sıcak bir tost… Bu lezzetlerin ortak noktası, arkalarında barındırdıkları büyük emek ve sıcaklıktır. Değişen yaşam koşullarına ve modern fast-food akımlarına rağmen, bu dört klasik hiçbir zaman popülerliğini kaybetmez. Çünkü onlar sadece damak tadımıza değil, kültürümüze ve ruhumuza da hitap eder. sofranızdan ekmeğin bereketi, yemeğin sıcaklığı, simit ve tost neşesi eksik olmasın.

İHTİYACI OLANLARA ASKIDA EKMEK, SİMİT YA DA YEMEK

Şimdi durup içimizden kendimize şunu sorabilir miyiz: Yardım nedir ve kimseyi kırmadan, incitmeden insanlara nasıl yardım edilir? Günümüzde öyle hayatlar var ki bazılarımız bolluk bereket içinde yaşarken, bazılarımız ise hepimizin bildiği üzere sadece tek bir ekmeğin derdinde. Yukarıda içli içli yazdığım cümleler sizi üzmesin, şimdi sizlere bir güzel oluşumdan bahsedeceğim. Son zamanlarda tekrardan adını sıklıkla duyduğumuz, güzel mi güzel, buram buram iyilik kokan bir yardımlaşma organizasyonu var.

Askılı dayanışma

Şimdi gelin hep birlikte Askıda geçmişte ve bugünlerde neler olduğuna hep birlikte bir göz gezdirelim.

İtalya’da kahveyle başlayan gelenek: Askıda kahve

Bu uygulamada belirli mekanlarda hesap öderken ekstra ödediğiniz bir kahve ile ihtiyacı olan birine bir kahve ısmarlayabilirsiniz. Ünlü İtalyan sinema sanatçısı Vittorio De Sica bir röportajında İtalya’da geçen bu olayı şöyle anlatmış efendim, bilen bilmeyene anlatsın:

içiyorduk. İçeri giren müşterilerden biri, barmene “due cafee, uno sospeso” (iki kahve, biri askıda) dedi. İki kahve parası verdi, bir kahve içip gitti. Barmen de tezgahın üzerinde asılı duran çiviye bir küçük kağıt astı.

Bir süre sonra kahveye, üstü başı biraz eski, belli ki yoksul bir kişi girdi ve barmene “un caffee sospeso” (askıdan bir kahve) dedi. Barmen hemen bir kahve hazırladı ve yeni müşterinin önüne koydu. Yoksul kişi kahvesini içtikten sonra para ödemeden çıktı, gitti.

Barmen ise tezgahın üzerindeki askıya taktığı kağıtlardan birini kopardı, parçalayıp çöp kutusuna attı.

Türkiye’de ilk önce 2006 yılında dillere düşen Askıda Kahve yardımlaşması halen bazı kafelerde devam ediyor.

Kökeni Osmanlı’ya dayanan: Askıda ekmek

askıda ekmek

Aslında Türkiye’de bu geleneğin mazisi Osmanlı’dan önceye kadar uzanır.

Askıda ekmek, yurt dışında gerçekleşen “askıda” yardımlaşması örneğinden sonra Türkiye’de hızlı bir şekilde bu isimle birçok fırında uygulamaya konulmuştur. Daha sonra çeşitli mahalle bakkallarında da ekmeğin yanı sıra un, yağ, şeker vb. temel ihtiyaçlar için de uygulanmıştır. Sıcacık bir fırına girip, siz de yardıma muhtaç birisi için 2 ekmek ücreti ödeyerek, bir ekmeğin askıya alınmasını sağlayabilirsiniz. Şu an Isparta, İstanbul, Malatya, Eskişehir, Ankara, Sivas ve daha birçok ilde halen bazı fırınlarda devam eden bir yardımlaşma olarak günümüzün güzel örneklerindendir.

Başta İstanbul olmak üzere Türkiye’de askıda ekmek uygulamasını görebileceğimiz yerlerin listesi ise şurada: 

Askıda Ekmek

Artık simit de askıya girdi: Askıda Simit

Bildiğimiz üzere, her sokak başında mutlaka rastladığımız simitçi amcalarımız, teyzelerimiz var…

Ve bunlardan bazıları artık Askıda Simit fikrini uygulamaya başladı.

Ben en son Bağdat Caddesi üzerinde bir simitçi amcada rastladım ama daha fazlası olduğunu da duyuyorum arkadaşlarımdan, tanıdıklarımdan. Sokaklarda yaşayan, yardıma muhtaç kişiler için en temel ve kolay ulaşılabilen bir yiyecek olduğu için, belki de Askıda Simit daha çok yaygınlaşmalı kendi fikrimce.

Çoğu zaman, sıradan bir A4 kağıdına, kendi el yazılarıyla “Askıda Simit” yazan amcalara, abilere, teyzelere, ablalara ya da kardeşlere belki siz de denk gelirsiniz ve sizin de şu hayatta askıda bekleyen bir simidiniz olur.

Bu da üniversite öğrencileri için: Askıda Sipariş

askıda sipariş

Son olarak, Ankara’nın önde gelen üniversitelerinden ODTÜ’nün okul kantininde öğretim üyelerinin de desteğiyle “Askıda Sipariş” uygulamasını başlatan öğrenciler, maddi durumu yetersiz olan öğrencilere destek oluyor. Bu ince yardımlaşma sayesinde, maddi durumu yetersiz öğrencilerin derslerine daha iyi konsantre olduğu belirtilmiş ve eğitim performansı artmış.

Uygulamaya okul dışından da birçok yardımsever destek oluyormuş, umarız bu tip uygulamalar eğitimin devam ettiği yerlerde de daha çok çok yaygınlaşır.

2013 yılında başlayan ve devam edip etmediğinden emin olamadığımız bir uygulama da yine öğrenciler için düşünülmüş, ne de iyi düşünülmüş:

 Öğrencilerin yemeği ‘askıda’

ÖĞRENCİLER ve TÜRK TOPLUMU:ASKIDA
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

CS Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.