Artık nasıl yazacağımı bende şaşırdım. AK-CHP-MHPKK uyuyor nu sizce?

Kusura kalmayın, uysa da uymasa da yazdım.
AK Kılıçdaroğlu’da onların seviyesine düştü ve CHPKK oldu.
PKK’lılara dediler ki, “Yakın bozuk silahları biz vatandaşların gözünü boyarız. PKK silah bıraktı deriz”
Peki PKK militanlar camiye namaz kılmaya mı gidecek. Gelirleri nereden olacak. Uyuşturucu parasını siz mi vereceksiniz. Ya da tırlar dolusu uyuşturucuyu verip geri mi çekileceksiniz?
Silahları da el altından vereceksiniz. Ohh ne delikanlı dünya. Yesen de yemesen de tadı ağızlarından hiç gitmeyecek.
Seksi bir kadının sesinden seksi müzikler dinleyip organize olmak gibi.
Şimdi her şey tamam gelin bizleri vurun. İktidarda arkanızda.
Siz emeklileri, vatandaşı unutun teröristleri beslemeye devam edin. İnanın ki çok iyi gidiyorsunuz. 17 milyon emekli seçimi bekliyor size oy vermek için.
Artık son fragmanları oynuyorsunuz. Oyunun sonu belli;
ŞAH MAT

Sonuçta siz iktidarsınız bir çözüm bulur PKK’lıları camilerden toplar gelirsiniz.
Aslında bilinen ama bilinmeyen denklem artışı kendilerinin bile akıllarını karıştırmış.
Bu arada Kemal Dede, Cumhur ittifakına girerek dedelikten tor unluğa soyundu.

Kılıçdroğlu’nun CHP’yi Cumhur ittifakının önüne itmesi faşizme en güzel oyuncak vermekten öte değil.
U oyuncağın Cumhur ittifakının önünden bir an önce geri çekilmesi gerekiyor. Aksi takdirde sonuçları çok ağır olur, ödemesi de olmaz. Kısaca ödenemez büyük borçlara neden olur.
Türkiye’yi ölümün döşeğine ısrarla sürükleyen Kılıçdaroğlu’nun karanlık mezarlıktaki koltuk merakını anlamış değilim.
Sayın Kılıçdaroğlu siz böyle yaptıkça ben utanıyorum sizin adınıza.
Karanlıktaki koltuğa oturmak sanırım tanrı vergisi.
Ülkeyi mezara sokuyorsunuz lütfen, geriye dönüp bir daha gözden geçirin.
Hizbullah’a mı, PKK’ya mı, dini terör örgütlerine mi. MHP’ye mi. AKP’ye mi. Empryal güçleremi kime hizmet edeceksiniz?
Faşizmin şeker oyuncağı Kılıçdaroğlu.
Sana umut bağlamıştık sayın Kılıçdaroğlu. Siz o umutları bırakın çamuru karanlık bataklığın dibine gömdünüz.
Siz darağacındaki gence, “Seni evlendirelim mi” diye soruyorsunuz? Siz zaten darağacındaki gencin ipini çekmişsiniz. Neyin düğünü, idamların mı? Yani siz şu an Türkiye’yi darağacına bağladınız.
Herkesi ölüme mahkum ettiniz.
Saygılarımla



