MİT dünyadaki bir çok terör örgütleriyle oyun içinde oyun kuran, onalara parasal ve silah yardımı yapan, yine onlarla terör eylemlerine katılan yanlış isthbaratlar veren bir kurum.
Fetö gibi bir tarikat ve dünya çapında sayılamayacak terör eylemleri gerçekleştire, Türkiye’de pkk’dan fazla insan öldüren, Türk ve islam düşmanı Fetö’nün maşalığını yapan bir istihbarat teşkilatı.

Çalıştığı başka ülkelerin istihbarat kurumlarına çeşitli ayak oyunlarıyla çelme takan, kendi ülkesinin halkına çalım atan bir kurum.
MİT dini devletten önde tutan oysa devletlerin dini olmaz.
MİT Fetö gibi oğlan çocuğu tecavüzcüsü, Türkiye’yi soyan, kadınları seks objesi olarak gören ve uygulayan, Fetö’nün kirli çoraplarını kadınlara yalatan bir tarikatın otuncağı.
MİT’i birlikte izleyelim.
Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT), Türkiye’nin dış ve iç güvenlik ile millî çıkarlarını korumak amacıyla istihbarat toplayan resmî devlet kurumudur. MİT’in temel görevleri arasında bilgi toplama, dış güvenlik ve terörle mücadele yer alır.
MİT’in Görevleri
İstihbarat Toplama: Ülkenin güvenliğine ve anayasal düzene karşı yöneltilen dış ve iç tehditleri önceden öğrenmek için bilgi toplamak.
Güvenlik ve Terör: Devletin varlığına, bağımsızlığına ve bütünlüğüne karşı casusluk, terör ve benzeri illegal faaliyetlere karşı çalışmak.

Stratejik Destek: Devlet yönetimine ve Cumhurbaşkanlığına millî güvenlik siyasetiyle ilgili gerekli stratejik istihbarat bilgilerini sunmak.
Teşkilat Kimlerden Oluşur?
Özel Eğitimli Personel: Üniversitelerin ilgili bölümlerinden mezun, güvenlik ve gizlilik şartlarını sağlayan uzmanlar.
Meslek Grupları: İstihbarat uzmanları, mühendisler, dil uzmanları ile koruma ve emniyet memurları.
Seçim Kriterleri: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan, güvenlik soruşturmasından başarıyla geçen ve gizlilik kurallarına uyum sağlayan adaylar kurumda görev alabilir.
Güncel iş ilanı ve başvuru şartlarını incelemek için MİT Kariyer Sayfası adresini ziyaret edebilirsiniz.
Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı (MİT), Türkiye‘nin Cumhurbaşkanlığına bağlı resmî istihbarat örgütüdür MİT’in mevcut merkezi, Ankara‘nın Etimesgut ilçesindeki KALE yerleşkesidir.
1965 yılında Millî Emniyet Hizmeti yerine kurulan; Türkiye’nin bölünmez bütünlüğüne, anayasal düzenine, varlığına, bağımsızlığına, güvenliğine ve millî gücünü meydana getiren bütün unsurlarına karşı içten ve dıştan gelecek mevcut ve muhtemel tehditler hakkında bilgi toplamak, önlem almak ve gerekli durumlarda ilgili makamları uyarmakla görevli bir teşkilattır.
Devletin millî güvenlik politikasının hazırlanmasıyla ilgili her konuda istihbaratın tek elde toplanabilmesi amacıyla 22 Temmuz 1965 tarihinde TBMM tarafından 644 sayılı kanun kabul edildi ve bu kanun ile kuruluşun adı Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) olarak değiştirildi. Kanun ile MİT’in bir müsteşar tarafından yönetilmesi ve müsteşarın, kanun ile belirlenen görevlerin yerine getirilmesinde sadece başbakana karşı sorumlu olması öngörüldü.
MİT, yaklaşık on dokuz yıl süre ile faaliyetlerini 644 sayılı kanun hükümleri doğrultusunda yürüttü ancak hızla değişen ve gelişen koşulların ışığında yeni bir yasal düzenlemeye gidilmesi ihtiyacı ortaya çıktı. Bu amaçla, 1 Kasım 1983 tarihinde 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Millî İstihbarat Teşkilâtı Kanunu çıkarıldı ve kanun 1 Ocak 1984 tarihinde yürürlüğe girdi. Teşkilat, 2017 yılında yapılan değişiklikle başbakanlıktan Cumhurbaşkanlığına bağlanmıştır.
2024 yılı itibarıyla MİT, tarihi istihbarat belgelerini kamuya açmaya ve açık kaynak olarak paylaşmaya başladı. 2024 yılından itibaren özellikle gençlerin ve istihbarat alanında çalışmaya meraklı kişilerin ilgisini çekmek üzere kriptografi soruları ve bu alanda çalışacak kişilere yönlendirici kariyer videolarını basına servis etmiştir.
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), düzenli olarak ilgili yılın faaliyet raporlarını yayımlamaktadır. Milli İstihbarat Teşkilâtı Başkanı’nın takdimi ve kısıtlı bilgiler içeren raporlar içerisinde bazı mali veriler ve başkan tarafından kamuoyuna takdim edilen sunu yer almaktadır. 2023 yılından itibaren faaliyet raporları dijital ortamda kamuoyuna açık şekilde yayımlanmaya başlamıştır.

Osmanlı İmparatorluğu ve Cumhuriyet Döneminde İstihbarat Tarihi (1923-1965)
Teşkilât-ı Mahsusa (1913-1918)
Ana madde: Teşkilât-ı Mahsusa
Harbiye Nazırı ve Başkomutan Vekili Birinci Ferik Enver Paşa Ülkelerin birbirlerine yönelik siyasal, sosyal, ekonomik ve askerî faaliyetleri ile beklentilerinin önced saptanması ihtiyacının zaman içerisinde giderek artması, haber almaya dönük yapılanmaların varlığını zorunlu kılmıştır. Yine Türkiye’de, sistemli ve organize nitelikte istihbarat örgütü kurma girişimleri, Osmanlı Devleti‘nin son yıllarında başladı. Siyasi birliğin korunması, ayrılıkçı hareketlerin önlenmesi ve özellikle yabancı devletlerin Orta Doğu üzerinde odaklaşan faaliyetlerinin izlenebilmesi için bireysel bazda ve sınırlı nitelikte sürdürülen istihbarat çalışmalarının bir merkezden organize biçimde yürütülmesine ihtiyaç duyuldu ve 17 Kasım 1913 tarihinde Enver Paşa tarafından Teşkilât-ı Mahsusa isimli istihbarat örgütü kuruldu. I. Dünya Savaşı sırasında askerî ve paramiliter hareketlerde bulunarak önemli görevler üstlenen bu örgüt, savaşın sona ermesiyle 30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Mütarekesi sonrasında dağıldı.
Karakol Cemiyeti (1918-1920)
Ana madde: Karakol Cemiyeti
Dâhiliye Nazırı ve Sadrazam Mehmed Talât Paşa

İstanbul’un İşgali’nden sonra millî uyanışın başlaması ile kişiler kendi kendilerine çeşitli örgütler kurdular. Bu örgütlerin birisi de kimilerine göre hâlâ yaşayan “Karakol” örgütüdür. İlk olarak 5 Şubat 1919 tarihinde kurulan Mütareke Dönemi‘nin ilk gizli direniş grubu, İstanbul‘da kurulan Karakol Cemiyetidir. 1918’in ekim sonları veya kasım başlarında Talât Paşa‘nın emri ile kurulan cemiyetin kurucuları arasında Kurmay Albay Kara Vâsıf, emekli Yüzbaşı Bahâ Said Bey, Albay Galatalı Şevket ve Yenibahçeli Şükrü Bey gibi İttihât ve Terâkki Cemiyeti mensubu kişiler bulunmaktaydı. Kısa zamanda örgütlenme çalışmalarını tamamlayan Karakol Cemiyeti’nin Millî Mücadele’ye yaptığı en büyük hizmet, İstanbul’dan Anadolu’ya silah ve cephane ile subayların kaçırılmasını sağlaması, İngiliz Muhipler Cemiyeti gibi kuruluşların planlarını ve faaliyetlerini Mustafa Kemal Paşa’ya haber vermesi oldu. Ancak Cemiyet, Bolşevikler ile gizli ilişkilere girmesi ve kendi başına Millî Mücadele’ye sahiplenme çalışmalarında bulunması sebepleriyle Anadolu ordusu kadrosuna dâhil edilmedi. 16 Mart 1920 tarihinde İstanbul’un İtilaf Devletleri tarafından işgali sırasında liderlerinin tutuklanmaları ile büyük bir darbe yedi ve nihayet Erzurum Kongresi ve Sivas Kongresi‘nin kararlarını uygulamak için seçilen Heyet-i Temsiliyenin kararıyla faaliyetlerine son verildi.
Zâbitân, Yavuz, Hamza ve Felâh Grupları (1921-1926)
Ana maddeler: Zabitân Grubu ve Hamza Grupları
Karakol Cemiyetinin dağılmasından sonra Zâbitân Grubu ve Yavuz Grubu gibi çeşitli istihbarat grupları oluşturuldu. Bunlardan 23 Eylül 1920 tarihinde faaliyete geçen Hamza Grubu’nun adı 31 Ağustos 1921 tarihinde Felâh Grubu olarak değiştirildi. Bu istihbarat grupları, Türk Kurtuluş Savaşı sonuna kadar faaliyetlerini sürdürebildi. Kurtuluş Savaşı sonrasında lağvedilerek mensuplarının bir kısmı Askeri Polis Teşkilatı veya ileri dönemlerde MEH/MAH bünyelerine kazandırıldı.
Askerî Polis Teşkilatı (1920-1921)
İstihbarat örgütleri arasındaki dağınıklığı gidermek, ordu içerisine sızan düşman casusluk faaliyet ve propagandasına karşı koymak amacıyla 18 Temmuz 1920 tarihinde Genelkurmay Başkanlığı tarafından Askerî Polis Teşkilatı (AP veya P) kuruldu. Savaş yıllarında başarılı hizmetler veren örgütün faaliyetlerine 21 Mart 1921 tarihinde son verildi. Günümüzde silahlı kuvvetler bünyesindeki Jandarma Genel Komutanlığı devamı niteliğindedir.
Tedkik Heyeti Amirlikleri (1921-1922)
Askerî Polis Teşkilatının kapatılmasının istihbarat faaliyetleri açısından kısa bir süre doğurduğu boşluk ise yine Genelkurmay Başkanlığı tarafından kurulan ve 1 Nisan 1921 ile 22 Haziran 1922 tarihleri arasında Anadolu‘nun çeşitli şehirlerinde faaliyet gösteren Tedkik Heyeti Amirlikleri vasıtasıyla giderildi.
Müsellâh Müdâfaa-i Milliye (Mim Mim Grubu) (1921-1923)
Ana madde: Mim Mim Grubu
Edinilen tecrübelerin ışığında ve belirlenen yeni hedeflere ulaşılabilmesi amacıyla bu defa Enver Paşa tarafından Müsellâh Müdâfaa-i Milliye isimli bir istihbarat grubu kuruldu. TBMM Hükümeti, 3 Mayıs 1921 tarihinde kısa adı “MM” (Mim Mim) olan bu örgüte resmiyet kazandırdı. Tedkik Heyeti Amirlikleri Anadolu’da faaliyetlerini sürdürürken MM örgütü; asker ve sivil kesimden oluşmuş kadrolarıyla, İstanbul’da büyük bir ajan ve haber ağı kurmayı başardı, Anadolu’ya silah ve cephane kaçırılması faaliyetlerini organize etti. Düşman karargâhları, iş birlikçi gruplar ve yabancı misyona sızarak çok sayıda önemli belge ve bilgi elde etti. Kurtuluş Savaşı sırasında düşman faaliyetlerine karşı oluşturulan çeşitli istihbarat gruplarıyla da iş birliği yapan örgütün faaliyetleri, İstanbul’un Kurtuluşu’ndan sonra 5 Ekim 1923’te son buldu.
Millî Emniyet Hizmeti Riyaseti (1927-1965)
Ana madde: Millî Emniyet Hizmeti
İlk Türkiye Cumhurbaşkanı ve Başkomutan Mareşal Gazi Mustafa Kemal Atatürk
İstihbarat örgütlerinin kapatılmasından ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasından sonra, 1926 tarihine kadar geçen dönem içinde haber alma çalışmaları Ordu Müfettişlikleri İstihbarat Şubeleri tarafından yürütüldü. 1925 yılı sonunda Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, gelişmiş devletlerdeki gibi çağdaş bir istihbarat örgütü kurulması talimatını verdi. Bunun üzerine Avrupa ülkelerinde eğitilen kadroların da katılımıyla, Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak‘ın 6 Ocak 1926 tarihli emri doğrultusunda, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk istihbarat kuruluşu olan Millî Emniyet Hizmeti Riyaseti (MEH/MAH) kuruldu.Teşkilat, 5 Ocak 1927 tarihinde şeklen İçişleri Bakanlığına bağlandı. 6 Ocak 1926 ile 5 Ocak 1927 tarihleri arasındaki bir yıllık dönem çalışmaları, dönemin yöneticileri tarafından Riyasetin kuruluşuna hazırlık dönemi olarak değerlendirildi ve bir gün sonraki 6 Ocak 1927 tarihi MAH’ın kuruluş tarihi olarak kabul edildi. Başkanlığına Şükrü Âli Ögel getirildi.
… Muasır devletlerde olduğu gibi, bizde de modern bir istihbarat teşekkülü kurmak mecburiyetindeyiz…
— Mustafa Kemal Atatürk, 1925
MAH, duyulan ihtiyaçlara bağlı olarak zaman içerisinde birkaç kez küçük yapısal değişiklikler geçirdi ve 1965 yılına kadar Türkiye’nin istihbarat faaliyetini yürüttü.
6 Ocak 1926 tarihli “Millî Emniyet Hizmeti Riyâseti” kuruluş belgesi
İlk “Millî Emniyet Hizmeti” Reisi Albay Şükrü Âli Ögel
Milli İstihbarat Teşkilatı Tarihi (1965-Günümüz)
Milli İstihbarat Teşkilatının Yapılandırılması ve Kurumsal Geçiş Dönemi (1961-1965)
Osmanlı İmparatorluğundan itibaren Türk İstihbarat tarihinde meydana gelen kurumsal ilerleme ve koordinasyon genellikle olumlu bir ilerleme sergilediği gözlemlenmiştir. Türkiye Cumhuriyeti’nin İstihbarat Kurumları için en önemli iki dönüm noktası ise Milli Emniyet Hizmeti’nin Mustafa Kemal Atatürk‘ün girişimleriyle kurulması ve Reis (Müsteşar) olarak Albay Şükrü Ali Ögel‘in atanması gösterilmektedir. MEH döneminde içerisinde Türk İstihbaratçıları Almanya’dan eğitim ve bilgilendirme kursları almıştır. Özellikle MEH-MAH kurumundan MİT’e geçişin pek çok sebebi olduğu düşünülmektedir. Kesin bir bilgi olarak bilinmemekle beraber 1959 yılında ABD’nin Türkiye’ye nükleer başlıklı füzelerini konumlandırması ve ileri dönemlerde yerleştirilen füzelerin istihbari güvenliği ile ilgili duyulan endişeler sonucunda daha kaliteli bir Türk İstihbarat ağının SSCB tehditlerine karşı “savunmacı” bir pozisyonda kalmasını istediğine yönelik talepleri olduğu düşünülmektedir. Bu hipotezin kendini ispatlama ve özkontrol mekanizması ise MİT’in ilk dönemlerde CIA‘dan aldığı yoğun danışmanlık ve eğitim-ekipman destekleridir.
Genel yaklaşım kurumsal geçiş döneminde daha sadedir, 1961 yılından itibaren artan İstihbarat ihtiyaçları ve Türkiye’nin küresel sistemde daha farklı bir konum kazanması sonucunda daha kaliteli istihbaratın karar vericilere verilmesi gerektiğine yönelik MEH personeli içerisinde olumlu bir uzlaşı ortamı oluşmuş ve 1961-1963 yıllarının başından itibaren MEH’ten MİT’e geçişin yasal-hukuki altyapısı için çalışmalar başlanmıştır. Bu bağlamda Korgeneral Fuat Doğu kurum personelinin ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve Başbakanı tarafından yönlendilerek yeni kurulan MİT’in Müsteşarı olarak görevine başlamıştır. MİT’in yapılandırılması konusunda elde edilen en büyük gelişme CIA ve NATO ülkeleri tarafından eğitim ve ekipman desteği sağlanmasıdır. MİT kanunu ile kazandırılan yasal zemin ilk kez MİT’in yasal hareket alanını belirlemiş ve görevlerin stratejik açıdan daha belirlenebilir olmasını sağlamıştır. Yeni şekillenen görev ortamıyla birlikte MEH lağvedilmiş ve 1965 yılında 22 Temmuz günü Milli İstihbarat Teşkilatı’nın kurumsal hayatı başlamıştır.
Yenimahalle Yerleşkesinin İnşaası ve Taşınma (1974)
MİT Kurum içi tarihinde başlangıç 1965 yılı kabul edilmektedir. Fakat yapısal olarak mevcut MİT’in oluşması ve yapılanması 2000’li yılların başına kadar sürmüş bir süreçtir. 22 Temmuz 1965’te kurumsal hayatına başlayan MİT’in ilk yıllarında yerleşkesi tamamlanmadığı için arsa ve yeni bir planlama sonucunda Yenimahalle yerleşkesi inşaat edilmiştir. Zamanla MAH’ın ana karargahı olan Ankara Çankırı Vakıflar ve Kavaklıdere caddesinde yer alan binalar tahliye edilerek MİT’in 2020 yılına kadar ana karargahı olarak hizmet edecek Yenimahalle Yerleşkesine taşınma tahminen 1974-78 yıllarında tamamlanmıştır.
MİT Kanununda Değişiklik ve Milli Emniyet Hizmetlerinin Lağvedilmesi (1983-1984)
12 Eylül 1980 Askeri Darbesi’nin ardından MİT Kanunu’nda değişikliğe gidilerek 644 sayılı Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu, 1 Kasım 1983 tarih ve 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Millî İstihbarat Teşkilâtı Kanunu ile değiştirilmiştir. 1 Ocak 1984 tarihinde yürürlüğe giren yeni kanunla birlikte MİT’in hukuksal yapısı ve çıtası yapılandırılmış ayrıca daha önceden meydana gelen hukuki uyuşmazlıklar giderilmiştir.
Yeni MİT kanunu ardından Milli Emniyet Hizmeti Riyaseti’nin görevleri hemen sonlandırılmamış özellikle de Fuat Doğu başta olmak üzere o dönemde halen görevine devam eden eski müsteşarların ve başkanların tavsiyeleri uyarınca Milli Emniyet Hizmeti Riyaseti yeni yapılandırılmış MİT bünyesine devredilerek MİT içerisinde bir başkanlık olarak görevlerine devam etmiştir. Aynı dönemde MİT içerisinde yer alan MEH’te Türkiye Başbakanlık makamına bağlı olarak çalışmaktaydı.
1984 yılında eski müsteşar ve kurum personelinin bildirileri sonucunda İç-Dış istihbarat ayrımının daha belirgin hale gelmesi ve geçişin tamamlandığı fikri oluşunca 1926 yılında göreve başlayan Milli Emniyet Hizmeti kalıcı olarak MİT içerisinde tasfiye edilerek personeli İç-Dış İstihbarat ve MİT içerisinde yer alan diğer başkanlıklara verilmiştir. Teknik olarak MEH’in hizmet bitişi tarihi 1965 olarak kabul edilmekle beraber MİT içerisinde de 1984 yılına kadar varlık göstermiştir. Bu durumun ardında yatan sebepler kesin olarak açıklanmasa da alanında uzman İstihbarat Tarihçileri kurumsal hafıza ve sürekliliği korumak için alınmış bir ihtiyat tedbiri ve kanunen yeni bir teşkilat (MİT) kurulsa da uzman personel yetiştirme süresinin uzun sürmesinin yarattığı insan kaynakları etkisi öne sürülmüştür.
Yeni İnsan Kaynakları Politikası (1993-2008)
1993 yılından itibaren MİT’te personel ağırlığını TSK mensupları teşkil etmekteydi. Aynı dönemde Müsteşarların çoğunlukla TSK’dan emekli olan veya TSK İstihbarat Birimi adına görev yürüten General ve Korgeneraller teşkil etmekteydi. Teoman Koman, Hamza Gürgüç gibi isimler en bilinen askeri kökenli müsteşarlardı. Özellikle MİT içerisinde sivilleşme ve entelektüel açıdan 21. yy meydan okumalarına gerekli entelektüel ve stratejik cevabı verebilecek personele yönelik talebin artmasıyla beraber ilk kez 1993-2008 yılları arasında MİT’te “Sivilleşme” dönemi başlatıldı. Sivilleşme adına en önemli kilometre taşı eski bir Büyükelçi ve Lisans mezunu Sönmez Köksal‘ın Müsteşar olarak seçilmesidir.
“Sivilleşme” politikası ileri yıllarda daha genç personeline göreve seçilmesiyle devam ettirildi. Yükseköğretim mezunu, yabancı lisanlara hakim, esnek ve yaratıcı çalışabilen ve yüksek sadakat göstereceği düşünülen genç personelin MİT’te istihdamı için gerekli insan kaynağı politikası oluşturuldu ve aynı dönem içerisinde MİT’in insan kaynağı politikası “Sürekli Gelişim” odaklı olacak şekilde revize edildi. Bu revizyon özellikle 2012 ve 2014 yıllarında yapılacak bazı planlamalarla hız kazandı.
Reorganizasyon (2008)
11 Eylül Saldırıları, İstihbarat dünyasında önemli bir paradigma değişimi olarak kabul edilmektedir. Bu kırılım ardından pek çok batılı servis ve doğulu servis kendi içerisinde yapısal olarak önemli değişimlere gitmiştir. Aynı kurumsal değişim MİT tarafından artan riskleri ve politik belirsizlikleri azaltmak adına uygulandı.
İSAKEM ve İSAMER’in kurulması ve Yeni İnsan Kaynakları Politikiları (2010-2011) MİT insan kaynakları politikası 1993 Reformu sırasında “Sürekli Gelişim” olarak revize edilmiştir. Bu revizyona uygun şekilde 1993 yılında MİTEM (Milli İstihbarat Teşkilatı Eğitim Merkezi) kurulmuş ve göreve başlamıştır. Özellikle 2010 yılından sonra Hakan Fidan ve Emre Taner’in girişimleriyle bu politika ikincil faz planlamadan uygulamaya taşınarak MİTEM daha da genişletilmiş ve İstihbarat Akademisi ve Eğitim Merkezi Başkanlığı (İSAKEM) dönüştürülmüştür.
SAYGILARIMLA.



