1. Haberler
  2. Genel
  3. DÜNYA ÜZERİNDEKİ ATEŞ OYUNLARI CİA

DÜNYA ÜZERİNDEKİ ATEŞ OYUNLARI CİA

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

CEMİL SEVİNCEK

CİA Menderes döneminden bu yana sağ iktidarları Türkiye’nin başına getiriyor.

Niye?

Türkiye^yi istediği gibi oynamak için.

CİA 60’lı yıllardan bu yana Türkiye’yi önce ortadoğu’nun abisi sıfatıyla oynatmaya, çeşitli ülkeler üzerinde paravan olarak kullanmak üzerine oyunlarını, planlarını oynadı . Kısaca Türkiye’yi maşa olarak kullandı.

Ülkemize sol iktidarlarının gelmemesi üzerine planlarını kuran CİA, Türkiye üzerinde de çeşitli planlar ortaya koydu ve bu planlarını ülkemiz üzerinde tehdit olarak kullandı.

Yüzlerce MİT ajanını kendi ajanları gibi kullandı. Sağ iktidarlar da bunu kabul etti.

Emperyalizme, kapitalizme, faşizme boyun eğmeye zorlandık.

Özellikle Türkiye’ye faşizmin gelmesini istedi.

CİA MİT’i kullandığı gibi dünyadaki tüm zayıf ülkelerinde istihbarat kurumlarını kullandı.

Hedef Türkiye’nin parçalanmasıydı. Türkiye üzerinde göstermelik rahatlıkla kullanabilecekleri küçük ülkeler kurmaktı ama başaramadılar.

Başta Rusya olmk üzere bunun gibi ülkelerin Türkiye’ye destek verdi ve CİA geri adım attı.

CİA, MİT ile işbirliğine girdi PKK, Hizbullah, Hamas, Işid gibi terör örgütlerini başımıza bela etmesi.

Türkiye’de ve bir çok islam ülkelerinde binlerce msum insanlar, gençler, kadınlar özellikle bebeklerin ölümüne neden oldular.

Daha önemlisi küçük kız, erkek çocuklarına tecavüz, kadınları satmak, uyuşturucuyu Türkiye’den tüm dünyaya göndermek. Yani Türkiye’yi uyuşturucu merkezi yapmak.

CİA konusunda anlatılacak binlerce konu var ama sayfalar almaz.

CIA (Central Intelligence Agency – Merkezi İstihbarat Teşkilatı), Amerika Birleşik Devletleri’nin dış istihbarat, bilgi toplama ve analiz teşkilatıdır. 1947 yılında kurulmuştur, merkezi Virginia eyaletindeki Langley şehrindedir ve ülkenin dış politikasına destek olmak için yabancı ülkeler hakkında gizli bilgiler toplar.

Kuruluş Amacı ve Temel Görevleri

İstihbarat Toplama: Yabancı ülkelerdeki olaylar, liderler ve planlar hakkında gizli bilgiler (insan istihbaratı) toplar.

Veri Analizi: Toplanan bilgileri inceler ve ABD başkanına ile ilgili devlet yetkililerine raporlar sunar.

Gizli Operasyonlar: Ulusal güvenlik çıkarlarını korumak amacıyla dış politikaya uygun gizli faaliyetler yürütür.

Çalışma Yöntemleri ve Yapısı

Ajanlar ve Casuslar: Saha operasyonları için yabancı ülkelerde ajanlar ve muhbirler kullanır.

Teknoloji ve Sinyal: Sinyal ve elektronik istihbarat yöntemlerinden de faydalanır.

FBI ile Farkı: CIA dış güvenlik ve istihbaratla ilgilenirken, FBI ABD’nin iç güvenliği ve suçlarıyla ilgilenir.

İstihbarat dünyasının en gizli operasyonlarını ve ajanların yaşamını merak ediyorsanız bu içerik size rehberlik edecektir:

Elbette ki dünyanın en uğursuz kurumlarından biridir CIA. İkinci Dünya Savaşı’ndan hemen sonra, 1947’de, dönemin ABD Başkanı Harry Truman’ın emriyle kurulduğu günden bu yana CIA ile birlikteyiz. Kurulmasında Sovyet Sosyalist CumhuriyetlerBirliği’nin istihbarat alanındaki ezici üstünlüğünün ABD devlet mekanizmasında yarattığı yenilmişlik duygusu etkili olmuştur, derler. Sovyetlerle mücadele edebilmek için gerekli olan bir istihbarat örgütü kurarken bu alanda dünyanın en iyilerinden biri olan İngiliz istihbarat örgütü MI6’dan esinlenmiştir ABD’liler.

“Ulusal güvenlik” deyince akan sular durur ABD’de. Bu kavram çerçevesinde yapılacak her ne varsa “meşru”dur haliyle. Tabii, bu “ulusal güvenlik” denen olgunun ABD devlet mekanizması için sınırları nerede başlar nerede biter anlamak zordur. Latin Amerika’da solcu hükümetlere karşı sağcı “Ölüm Mangaları”nı desteklemek de, Irak’ı işgal etmek de aslında “ulusal güvenlik” gerekçeli tutumlar.

Askerileştirilmiş bir dış politikası var ABD’nin. Bu politikanın sivil tarafını CIA eliyle yürütüyor. Operasyonlar, provokasyonlar, siyasi cinayetler CIA‘nın “faaliyetleri” içinde. Bu kadarını herkes bilir. Ne menem bir yapı olduğu konusunda hepimizin şu ya da bu şekilde bir fikri var.

Ama iyi bildiğimizi, yeterince tanıdığımızı iddia edebilir miyiz bu örgütü? Hakkında binlerce kitap yazılmış, araştırma yapılmış olan CIA ile ilgili olarak yeni bilgilerin yer aldığı ilginç kitaplar yayımlanmaya devam ediyor. Bunlardan biri, Ronald Kessler’in CIA Savaşta adlı kitabı, İrem Sağlamer’in son derece güzel çevirisiyle Pegasus Yayınları arasında çıktı. Araştırmacı gazeteciliğin ABD’deki önemli isimlerinden Kessler, istihbarat dünyasını iyi bilen bir gazeteci. Daha önce de özellikle başta FBI olmak üzere ABD gizli servislerine ilişkin kitaplar yazdı. Sayıları 20’yi bulan kitaplarının çoğu istihbarat dünyasına ait. Günlük yaşamı da konu alan, önemli figürler üzerinden gündelik yaşama dair konular işleyen kitapları da var. Ben bunlardan George W. Bush’un eşi Laura Bush’u anlattığı kitabı okumuştum. Gündelik hayata ilişkin olduğu kadar Laura Bush çerçevesinde dönemin siyasi atmosferi de anlatılır bu kitapta.

Gazetecilik tekniğini de çok iyi kullanarak yazdığı biliniyor Kessler’in. Yazdıkları için, “her iki partinin (Demokratik Parti ile Cumhuriyetçi Parti) başkanları için zaman zaman pohpohlayan zaman zaman da kötüleyen ifadeleri var” dendiğine göre objektif de sayılır. CIA Savaşta’da CIA hakkında “içeriden” çok önemli, ilginç, hatta gülümseten bilgiler veriyor. CIA ile FBI arasındaki rekabetin bazen birbirlerinin faaliyetlerini engelleyici hale geldiğinin örneklerini bulacaksınız bu kitapta. CIA’in hükümetin en önde gelen figürleri tarafından nasıl yönlendirilmeye çalışıldığı da örnekleriyle veriliyor.

Kessler’in bu kitabı, yayımlandığında ABD Senatosu’nda da tartışma konusu olmuştu. Gündemi sarsan bir kitap oluşuna kanıt sayabilirsiniz bunu. Kişisel olarak benim kitabı değerli bulmamda ABD yönetiminin kitaba kızgınlık duymasının etkisi var, saklayamam. CIA’in işkencelerinin konu edildiği bir senato oturumunda Kessler’in kitabı, “CIA’in sorgulama teknikleri konusunda yanlış bilgiler içeriyor” diye suçlandı. Oysa Kessler, terörist olmakla suçlanıp tutuklananların, işkence altında sorgulanan diğer şüphelilerin ifadeleriyle tutuklandıklarını anlatıyordu kitabında. Senato’da ilgili komite Kessler’in iddialarını çürütecek bir kanıt sunamamıştı.

Hollywood filmlerine konu olan, ismi bile bir gizem perdesiyle örtülü bir kurum: Merkezi İstihbarat Teşkilatı, ya da dünyaca bilinen adıyla CIA. Peki, bu kadar konuşulan teşkilatın arka planda dönen gerçek hikayelerini ne kadar biliyoruz?

Soğuk Savaş döneminde sızan söylentiler, gizli laboratuvarlarda geliştirilen teknolojiler, casus kediler, hatta Starbucks… Evet, yanlış duymadınız. CIA’in tarihine baktığınızda sadece casus filmlerine konu olacak olaylar değil, aynı zamanda “Bu gerçekten yaşandı mı?” dedirten hikâyelerle dolu bir dünya görürsünüz. Amerika Birleşik Devletleri’nin dış tehditlere karşı en büyük istihbarat kalesi olan CIA, gizliliği bir yaşam biçimi haline getirmiş durumda. Ancak perde arkasında neler döndüğünü merak edenler için, gelin bu gölgeler dünyasına birlikte göz atalım. İşte CIA hakkında gerçekler… 1. CIA’in bugünkü kimliğine ulaşması bir anda olmadı. II. Dünya Savaşı öncesi ABD’nin belirli bir istihbarat yapısı bile yoktu. 1941’de Bilgi Koordinatörlüğü Ofisi (COI) kurularak ilk adım atıldı

DÜNYA ÜZERİNDEKİ ATEŞ OYUNLARI CİA
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

CS Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.