Bir köyde bir adam ölmüş. Köyün sokak kadınına sorarlar. Sokak kadını: Bizim köyden değil. Drer.
Kasabanın sokak karısına sorarlar.
Bizim kasabadan değil der.
Şehrin sokak karısına sorarlar bizim şehirden değil der.
Kralın karısına sorarlar bizim ülkeden değil der.
Bu fıkranın üzerine söylenecek bir söz bulamıyorum.
Osmanlı’da Genelevler ve Dönemin İlk Genelev Patroniçesi: Langa Fatma
Genelevler yıllardır neredeyse tüm dünyada yaygın bir şekilde hizmet veriyor. Osmanlı döneminde de genelevler bulunuyordu.
Yüzyıllarca hüküm süren Osmanlı İmparatorluğu’na dair hala bilmediğimiz pek çok konu var. Sarayın şaşalı yaşamı ve halkın refahı dillere destan. Ancak Osmanlı İmparatorluğu döneminde hala kapısı aralamayan ve söylentiyle kalan bazı bilgiler var. 1299 yılında kurulup 16. yüzyılda dünyanın en güçlü devleti olan Osmanlı Devleti, 20. yüzyılda ise yıkıldı. Osmanlı’da genelevler son dönemde yaygınlaştı ve İstanbul gündemine damga vurdu. Osmanlı’da genelevlerin tarihine ve ilk genelev patroniçesi olan Langa Fatma’ya yakından bakalım.
Osmanlı Devleti’nin yönetim şekli ve dini inançları gereği zina haramdı. Ancak yine de erkekleri eğlendirmek için meyhaneler bulunuyordu. Bu meyhanelerde ise kadınlar hem dans ediyor hem de erkeklerle birlikte oluyorlardı.
Ancak genelev adı altında bir oluşum bulunmuyordu taa ki imparatorluğun son yıllarına kadar. Osmanlı’nın son dönemlerinde yaygınlaşan genelevler bir dönem İstanbul gündemine damgasını vurmuştu.
1821 yılında dünya genelindeki veba salgınının İstanbul’a ulaşmasıyla ise, Osmanlı’da geneleveler açığa çıktı. Halk bu salgının nedeni olarak Melek Girmez Sokağı’ndaki genelevleri görüyordu.
Salgın nedeniyle sokaktaki tüm meyhane ve genelevler yıkıldı. Yerine sokağın kötü şöhretini unutturmak için Hidayet Camisi yaptırıldı.

Ancak bu salgının ardından yeni genelevler yaptırıldı. 1884 yılında bir talimatname ile ilk resmi genelevi açıldı. O dönem Osmanlı’nın hükümdarı İkinci Abdülhamit’ti.
Açılan genelev Fatih’in Edirnekapı semtinde bulunuyordu. Bu genelevin ilk işletmecisi ise Langa Fatma olarak bilinen bir kadındı.
Osmanlı tarihçisi ve dönemin devlet adamlarından olan Cevdet Paşa, patroniçe Langa Fatma için şunları söylemiş; “Edirnekapı semtinde bayağı bir mahalleye mutasarrıfa olarak kibarhane ve zarifhane kerhanecilik etmekte olan ve hakkında zaptiye müşiri bile hüküm ve nüfuzu cari olmayan Langa Fatma, şevvalin yirmisekizinci günü veda-i kerhane-i fena edip gitmiş olduğundan İstanbul’un en büyük kerhanesi kapandı ve ondan sonra ol mertebe bir kerhane açılmadı. ”

O dönem genelevde çalışan kadınların ‘Kartopu Şöhret’, ‘Gümüş gerdan Ülfet’, ‘Vuslat’, ‘Candayanmaz Zisan’, ‘Kaymak tabağı Servet’ ve ‘Ziynet’ gibi lakapları vardı
Müşterileri ise İstanbul’da sözü geçen önemli kişilerdi. Bu nedenle de Langa Fatma’nın genelevi kapatılamıyordu.
Ünlü yazar Ernest Hemingway anılarında Karaköy genelevleri için “Avrupa’daki refah döneminin en çılgın yılları bile buradaki fuhuşla yarışamaz” der.
Genelevler zaman içerisinde Osmanlı’da artış gösterdi. Bir süre sonra Galata’daki genelev sayısı 100’ü buldu. 1915 yılında ise 359’a ulaştı
Langa Fatma’nın ölümünün ardından ise genelevi kapatıldı ve bir daha onun ayarında bir genel ev açılamadı. Ancak “Lüküs Nermin” ve “Çanakkaleli Melâhat” isimli kadınlar da özellikle 1940 ile 1960’lı yıllara damga vurdular.
Bu kadınların ikisi de genelev işletmecisiydi.

Her okuduğunuza inanmayın yok öyle bir şey tarihini bilmeyen yozlaşır yobazlaşırBu tür içerikler, özellikle Osmanlı gibi uzun ve karmaşık bir tarihe sahip bir imparatorlukla ilgili olduğunda, hem akademik araştırmalara hem de halk anlatılarına dayalı unsurlar içerebilir. Yazıda geçen bazı noktalar tarihsel gerçekliğe dayanırken, bazıları abartı, efsane ya da popüler kültür etkisiyle şekillenmiş olabilir. Aşağıda başlıca iddiaların doğruluğunu tek tek inceleyelim:
Osmanlı’da Genelevler Var mıydı?
Evet, vardı.
Fakat bugünkü anlamda kurumsal ve resmi “genelevler” daha çok 19. yüzyılın ikinci yarısından sonra, özellikle Tanzimat Dönemi (1839 sonrası) ile birlikte ortaya çıkmaya başlamıştır.
1884 yılında çıkarılan bir “fuhuş nizamnamesi”, bu işletmelerin kayıt altına alınmasını ve vergiye bağlanmasını sağlamıştır.
Osmanlı’da zina ve fuhuş resmi olarak haram ve yasaktır, fakat büyük şehirlerde bu tür faaliyetlerin örtülü veya fiilî olarak sürdüğü bilinmektedir.
2. Langa Fatma Diye Bir Patroniçe Var mıydı?
Kaynaklarda adı net biçimde geçmez.
Cevdet Paşa’nın adı kullanılmış ama bu ifadeye Cevdet Paşa’nın kendi eserlerinde (örneğin Tarih-i Cevdet) rastlanmaz.
“Langa Fatma” adı, bazı popüler tarih yazılarında ve sosyal medya içeriklerinde tekrar eden ama bilimsel kaynaklarda karşılığı olmayan bir figürdür.
Bu, gerçek bir kişilikten çok sembolik bir karakter olabilir: bir dönemin fuhuş merkezi olan Langa semtiyle bağdaştırılmış olabilir.
—
3. Genelev Çalışanlarının Lakapları ve Hemingway’in Sözü?
“Kartopu Şöhret”, “Kaymak Tabağı Servet” gibi lakaplar gerçek dışı değil, dönemin mizahi, halk anlatısı ya da edebi kültüründe benzer biçimde kullanılmış olabilir. Ancak bunlar da genellikle sözlü tarih veya edebi metinlerden türemiştir.
Ernest Hemingway’in Karaköy genelevleriyle ilgili böyle bir cümlesi olduğuna dair akademik bir kaynak yoktur. Hemingway İstanbul’a uğramış olsa da bu ifade daha çok internette dolaşan şehir efsanelerinden biridir.
4. Hidayet Camii ve “Melek Girmez Sokağı”
Hidayet Camii gerçekten Melek Girmez Sokağı’na yapılmıştır. Bu sokak, özellikle 19. yüzyıl sonlarında İstanbul’daki fuhuşun merkezlerinden biri olarak anılmıştır.
Caminin bu kötü şöhreti silmek amacıyla yapılmış olması, bazı tarihçilerce dile getirilmiştir, bu yönüyle doğruluk payı vardır.
—
5. Genelev Sayısı ve 1915 Verileri
Galata ve Karaköy gibi semtlerde 20. yüzyıl başlarında yüzlerce genelev olduğu doğrudur.
Osmanlı arşivlerinde, özellikle Zabıta ve Zaptiye kayıtlarında, fuhuş yapılan yerlerin düzenli olarak takip edildiği görülür.
6. “Lüküs Nermin” ve “Çanakkaleli Melahat”
Bu kişilerle ilgili bilgiler, daha çok cumhuriyet dönemi şehir kültürüne ait figürlerdir. Bazıları gerçek kişilerden ilham alınmıştır; bazıları tamamen edebî veya magazinsel karakterlerdir.
Sonuç:
Genelevlerin varlığı, düzenlenişi ve yaygınlığı konusunda yazı büyük oranda doğrudur.
SAYGILARIMLA.



