Anayasayı bıraktık babayasa ile maçın orta hakemliği, yoğun trafiğin trafik polisliğini Yapıyoruz. Bizim trafikte sinyalizasyon geçmiyor. Babayasa ne derse sinyalizasyon ışıkları ona göre yanıyor. Trafikte babayasanın yaktığı sinyalizasyon ışıklarına göre hareket ediyor.
Babayasayı yöneten ağababalar milletvekillerini paraya boğarak Türkiye Cumhuriyeti’ne REST ÇEKTİLER.
Türkiye Cumhuriyeti’nin yıkılması için aldınız çuvallarla paraları ve EVET dediniz. Sizi ayakta lkışlıyorum. Bana göre boş çerçeveye evet diyenlerin alayı PEZEVENKTİR.
Bizim de restimiz sol yumruğumuz.

Babayasa, yani babaların koyduğu, daha doğrusu ağa babaların yasaları.
Anayasa mutfakta ne yemek yapacağını düşünüyor. Tencere boş. Cep delik. Cepken delik. Hasılatta keleklik var. Anayasa ne yemeği pişirecek?

Yüksek enflasyon, aşırı zamlar, açlık sınırının altında ezilen emekliler. Asgari ücretliler. Gaziler, sakatlar, yaşlılar, evinden çıkamayan ve kelek hasılat nedeniyle tedavi olamayan ölümü beklen hastaların yemeğini.

Unutmamak gerek sütü olmayan bebekler, ilkokula aç giden minik çocukların yemeklerini, elektrik kesik, tüp yok, doğal gazık zaten hayalin yemeklerini yapacak anayasa.
Babayasanın haline diyecek yok. ABD arkasında yiyeceği önünde yemediği arkasında. Afiyet olsun.
BABAYASA;
Başta anamızı halleder. Devrim karşıtı, faşist, işbirlikçi, emperyalist, sömürgen, kadın düşmanı, ölümcül hasta, doğa, hayvan düşmanı,
Babayasa ile dört çerçeve yasayı meclisten Türkiye Cumhuriyetini yıkmak geçirdiler. Ancak Anayasa’nın yeri geldiğinde İstiklal Mahkemeleriyle yanıt vereceklerini unuttular.
İşte o günlerde devrim Türküleriyle Anayasa olarak sizleri İstiklal mahkemeleri, yetmedi halk mahkemelerinde yargılayacağız.

Ancak bu yargılama dünyada hiç görülmedik yargılamalar olacak. Dünyaya, tüm ülkelere, tüm geri zekalılara örnek olacak.

O gün geldiğinde: Bir bardak demli çay, bir duble rakı, bir de cigara tüttürüp devrim Türküleri ile Anayasanın İstiklal Mahkemelerinde yargıladıklarını seyredeceğim.
Bu gün kısa yazdım değil mi o çok uzun yazıların ardından.
Çok kızgınım. Yazımı kısa kesip net anlatmak istedim.
Türk Bayrağımızın önünde saygıyla eğilip. İstiklal Marşımızın önünde dimdik durarak…
SAYGILARIMLA



