1. Haberler
  2. Genel
  3. TARİHİMİZDEKİ KADIN HÜKÜMDARLAR

TARİHİMİZDEKİ KADIN HÜKÜMDARLAR

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yelda SÖNMEZ

Türk tarihine bakıldığında, kadının toplumsal statüsü birçok medeniyetten daha ilerideydi. Orta Asya bozkırlarında hüküm süren Türk boylarında kadınlar, sadece aile içinde değil, devlet yönetiminde de önemli roller üstlenmişlerdir. Kadim Türk devletlerinde kadınlar hakanların yanında “hatun” unvanıyla yer almış, hatta bazı dönemlerde doğrudan hükümdar olmuşlardır.

Türklerin göçebe yaşam tarzı, kadın ve erkeğin birbirine yakın roller üstlenmesini gerektiriyordu. Kadınlar sadece ev işleriyle değil, savaş, yönetim ve ticaretle de ilgileniyordu. Çin, Arap ve Bizans kaynaklarında, Türk kadınlarının özgürlüğüne ve toplum içindeki aktif rollerine sıkça değinilmiştir

Türk tarihinde doğrudan tahta çıkan veya devleti yöneten kadınlar vardır:

TOMRİS HATUN

MÖ 6. yüzyılda yaşadığı varsayılan,  İskit-Saka Türklerinin kraliçesidir. Yaşamıyla adının hakkını vermiş bir Türk Khatunu’dur . Rivayetlere göre Alp Er Tunga’nın torunu ya da yeğeni olduğu söylenmektedir. Tarihte kadınlardan kurulan ilk askerî birlik Tomris Hatun tarafından kurulmuştur. Grek kaynaklarında bu kadın birliklerinden ‘amazon’ diye bahsedilmektedir. Herodot’un verdiği bilgiye göre, Karadeniz’in kuzey bölgesindeki bu kadınlar, İskitlerce “Oiorpata” olarak anılmaktadırlar. Bu terim “oior” erkek ve “pata” öldürmek sözcüklerinden türetilmiştir. Böylece “erkek öldürenler” anlamına gelmektedir. Tomris Hatun aynı çağda var olan Ahameniş İmparatorluğu  ile büyük bir mücadeleye girişmiştir. Tomris Hatun, iç siyasetin çalkantılı olduğu dönemde barışçıl bir politika ile savunmaya önem vermiştir. Bu durumu acizlik, korkaklık ve zayıflık olarak gören Pers İmparatoru II. Kiros (Büyük Keyhüsrev, Kuroş)  hiç durmadan Saka illerine akınlar düzenlemiştir. Persler Saka topraklarına girdiği vakit yakılmış tarlalardan başka bir şey bulamıyorlardı. Çünkü Sakalar geri çekiliyor ve savaş için uygun bir mevzi ve an bekliyorlar; bu olmadığı takdirde de savaşa girişmiyorlardı. Sakaları kovalamaktan bıkan Büyük Keyhüsrev lakaplı II. Kiros İran’a geri dönmek zorunda kalıyordu. Bir süre sonra Çinlilerin hatunları üzerinden gerçekleştirdikleri siyasi oyunlara benzer olan bir siyasi taktiği kendisi kullandı. Kiros, Tomris Hatun’a kendisiyle evlenmesini ve ülkesinin kendisine tabî olmasını teklif ederek, Saka illerine akın düzenlemekten ve Saka Türklerini rahatsız etmekten vazgeçeceğini va’detti. Tomris Hatun bunun bir oyun olduğunu biliyordu ve teklifi reddetti.

Bu redde kızan Büyük Kiros büyük bir ordu toplayarak tekrar Saka topraklarına akın düzenlemiştir. Bu orduda savaş için eğitilmiş yüzlerce köpek de bulunmaktaydı. Tomris Hatun artık kaçmanın yarar sağlamayacağını anlayıp uygun bir alan seçip Kiros’un ordusunu beklemeye koyuldu. Sakalar iki ordu arasında birkaç kilometre kalacak bir biçimde mevzilendiler.

Güneş battığı için savaş olmamıştı, ancak gece Kiros bir hile düşünmüş ve iki ordunun arasında bir çadır kurdurmuştur. Kiros içinde cariyeler, yiyecekler ve şarap bulunan çadırda eğlence düzenlediğini çaşıtlarıyla duyurmuştu. Bu habere karşılık ansızın saldırı düzenleyen Tomris Hatun’un oğlu ve beraberindeki birkaç alpı içerideki birkaç Pers’i öldürüp eğlence otağını cenk meydanına döndürmüştü.  Fakat birkaç saat sonra bir baskın düzenleyen Pers kuvvetleri çadırı basıp Tomris Hatun’un oğlu da olmak üzere içerideki alpları kahpece katletmişlerdir. Tomris Hatun çok sevdiği oğlunun ölümüne üzülür ve orada and içerek şöyle söyler: “Kana susamış Kiros! Sen oğlumu mertlikle değil o içtikçe zıvanadan çıktığın şarapla öldürdün. Ama güneşe yemin ederim ki seni kanla doyuracağım!”

Ertesi gün yapılan savaşı Sakalar kazanır. Ok atmakta usta olan ve savaş arabalarını büyük ustalıkla kullanan Sakalar, savaş köpeklerine rağmen Persleri bozguna uğratmıştır. Ölenler arasında Pers kralı Büyük Kiros da vardır. Tomris Hatun sözünde durur ve Büyük Kiros’un kesik başını kan dolu bir tulumun içine atar ve şöyle der: “Hayatında kan içmeye doymamıştın, şimdi seni, kanla doyuruyorum!”

TERKEN HATUN

Terken Hatun veya Celâliye Hatun, (d. ? – ö. 1094, İsfahan) Selçuklu hükümdarı I. Melikşah’ın eşi ve I. Mahmud’un annesi.

Gerçek adı bilinmemektedir; “Terken” bir isim değil, unvandır. Muhtemelen Sultan Melikşah’ın “Celâlüddevle ve’d-dîn” lakabına nisbetle “Celâliye Hatun” diye de anılmıştır. Babası Batı Karahanlıların kurucusu İbrahim Tamgaç Han’dır] 1064 veya 1068 yılında Sultan I. Melikşah ile evlenmiştir. Kocası hayatta iken oğlu Mahmud’un veliaht olarak atanması için üvey oğlu Berkyaruk taraftarı vezir Nizâmülmülk ile mücadeleye girişmiştir. Kocasının ölümünü gizleyen Terken Hatun, Gazzâlî’nin oğlunun küçük yaşta olmasından dolayı sultan olamayacağına dair fetva vermesine rağmen kızının kocası Abbâsî halifesi Muktedî’den oğlu adına hutbe okutmayı başardı.[

Berkyaruk’u yakalatmak için İsfahan’a adam gönderdi ve İsfahan’ı teslim aldı. Nizâmülmülk’ün taraftarlarınca Rey’e götürülen Berkyaruk üzerine bir ordu gönderdi. Ordu yenilince Berkyaruk, İsfahan’ı kuşattı. Berkyaruk’a 500.000 dinar verip Fars ve İsfahan dışındaki hakimiyetini kabul etti. Azerbaycan Meliki olan Berkyaruk’un dayısı İsmail bin Alp Sungur’a evlenme ve saltanatta ortaklık teklif etti. İsmail’e yardımda bulunup ordusunu teçhiz etti ancak İsmail, Berkyaruk’a yenilerek İsfahan’a sığındı. Kumandanlar Terken Hatun’un, İsmail ile evlenmesine mani oldular.

Mücadeleden vazgeçmeyen Terken Hatun, Emir Üner komutasında gönderdiği ordunun da yenilmesi üzerine tahtı ele geçirmek isteyen kayınbiraderi Tacüddevle Tutuş ile kuvvetlerini birleştirmek üzere İsfahan’dan ayrıldı fakat yolda hastalanarak geri döndü ve bir süre sonra İsfahan’da öldü.

RAZİYE BEGÜM SULTAN

Razia Sultan Begum, Türkler tarafından Hindistan’da kurulan Delhi Sultanlığı’nın (1236-1240) ilk ve tek kadın hükümdarıydı. Resmi olarak veliaht prens olarak atanan ve tahta çıkan ilk kadın Müslüman hükümdarıydı. Doğum yılı hakkında kesin bilgi bulunmamaktadır. 1205 veya 1211’de doğduğu tahmin edilmektedir. Babası Şemsiddin İltutmiş, Türkistan’da yaşayan “İlbari” adlı Türk kabilesindendi. Kardeşleri tarafından köle olarak satıldı ve böylece Buhara’ya gitti. Daha sonra Kutubiddin Oybek’in hizmetine girdi, onun altında yüksek bir mevkiye ulaştı ve kızıyla evlendi. Bazı   akademisyenler ayrıca doğum yerinin Margilan’dan Andijan’a giden yol üzerindeki “İlomiş” köyü olduğunu da öne sürmektedir. Bazı kaynaklar Razia Sultan’ın annesinin İltutmiş’in cariyesi Şah Türkon olduğunu belirtmektedir. Ancak Razia’nın annesi Turkon Khotun bir cariye değil, Qutbiddin Oybek’in kızı ve Eltutmish’in ilk karısıydı.

Razia’nın sadece yetenekli bir subay değil, aynı zamanda genç yaşından itibaren Kur’an’ı ezberlemiş bir haham olduğunu belirtmekte fayda var. Kur’an’ı mükemmel bir şekilde okuduğu için “Kur’an Han” olarak da anılırdı. Ayrıca “Şirini Dehlavi” ve “Şirini Guri” takma adlarıyla şiirler yazarak yaratıcı yeteneklerini de sergiledi. Türkçe şiirlerden oluşan bir koleksiyonu olduğu ve hatta ilk Türkçe şiir koleksiyonunun sahibi olduğu yönünde görüşler de bulunmaktadır. Babası da şiir yazma konusunda onu desteklemiştir.

Babası onu veliaht olarak göstermişse de vezirler kulak ardı edip Firuzşah’ı sultan yapmıştır. Bir süre sonra Firuzşah,  devlet yönetimindeki basiretsizliğinden ve zevkine düşkün yaşamından ötürü vezirlerin gözünden düşmüştür. Firuzşah’ın annesi oğlunun saltanatını garantiye almak için İltutmuş’un, Begüm Sultan ile aynı anneden doğan oğlu Kutbeddin‘i öldürtmüştür. Sarayı basıp Begüm Sultan’ı da öldüreceklerken halk ayaklanarak isyan etmiştir. Bu anı fırsat bilen Raziye Begüm, babasının vasiyetini gerçekleştirmek için harekete geçip vezirleri ikna etmiş ve tahtı ele geçirmiştir. Tahta geçer geçmez Firuzşah’ı ve annesini idam ettirmiştir.

 Saltanatı boyunca birçok isyanla karşı karşıya kalan Begüm Sultan, isyanlara karşı sergilediği davranışla hükümdarlığını demir ellerinin arasında sımsıkı tutmayı başarmıştır. Lakin, devleti babası gibi Türk beyleri ile ayakta tutacağı yerde, daha sadık oldukları için Habeş asıllı kölelere makam vererek saltanatını güçlendireceğini zannetmiştir. Bu zannı sonucunda Türk beylerinin kendisine olan güvenleri yok olmuş ve beylerin küsmelerine sebep olmuştur. Bir süre sonra devletin isyanlarla giderek güçsüzleşmesi üzerine, kendisine karşı olan Türk beyleri isyan başlatarak devleti ele geçirmeyi başarmışlardır. Begüm Sultan’ın kendi kanından olan beylere sırtını çevirmesi hem devletin güçsüzleşmesine hem de babasının mirası olan saltanatın isyanlardan ötürü tehlikede olmasına sebep olmuştur. Çünkü bu dönemde Batınî ve Hindu isyanları artmıştır. Türk beylerinin ihtilâli ile Türk hakimiyetinin ve devletinin devamlılığı sağlanmıştır. Bu ihtilâl sayesinde, devletin kurucusu ve diğer sultanlara devleti miras olarak bırakan Kutbiddin Aybek’in, Şemseddin İltutmuş’un kutsal mirasına sahip çıkılmıştır. Raziye Begüm isyandan sonra tahttan indirilmiş ve yerine İltutmuş oğlu Behram Şah geçirilmiştir.

     Begüm Sultan Rafizi isyanları başta olmak üzere birçok isyanı ve isyancıyı yok etmiş, devletin gücünü tüm isyancıların hissetmesini sağlamıştır. Begüm Sultan çevresindeki hıyanetlerden ötürü kendine sadık olacağını düşündüğü Habeşli kölelerini önemli konumlara getirmişti. Fakat bu köleleri makam bulunca yaptıklarıyla devletin bekasını tehlikeye sokmuş ve bu tehlikelerle mücadele edemediğinden ötürü tahtından olmuştu. Begüm Sultan bu konuda büyük bir hata yapmıştır fakat tahtı boyunca ağır başlılığıyla, ezici gücüyle, yaptığı cesurca işlerle; dönemindeki kültür, sanat anlayışının zenginliğiyle ve verilen eserlerle tarih sayfalarında kendisine yer bulmuş önemli bir Türk Khatunu’dur.

TARİHİMİZDEKİ KADIN HÜKÜMDARLAR
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

CS Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.