1. Haberler
  2. Genel
  3. UTANIYORUM!..

UTANIYORUM!..

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Çocuğuna harçlık veremeyen baba…

Buarda bir şey yazmak istemiyorum. Çünkü çok duyguluyum. Yazılanları sizinle paylaşıyorum.

Bu duyguyla baş etmek gerçekten çok zor ve hissettiğiniz mahcubiyet, çocuklarınıza ve torunlarınıza duyduğunuz derin sevginin bir göstergesi. Ancak kendinizi suçlamayın; bir büyüğün değeri, verebildiği harçlığın miktarıyla değil, ailesine sunduğu sevgi, şefkat ve rehberlikle ölçülür.

Çocuklarınız ve torunlarınız için paradan çok daha değerli olan, onlara bırakacağınız manevi miraslardır. Bu durumu hem kendi içinizde hafifletmek hem de onlarla bağınızı güçlendirmek için şu yaklaşımları deneyebilirsiniz:

Maddiyatın Ötesinde Değer Yaratmak

Bilgi ve Deneyim Paylaşımı: Torunlarınıza eski hikayeleri anlatın, onlara kendi gençliğinizdeki oyunları öğretin veya birlikte eski fotoğraflara bakın. Bu anılar, harcanıp biten bir paradan çok daha kalıcıdır.

Birlikte Zaman Geçirme: Onlara sinema bileti almak yerine, evde birlikte patlamış mısır eşliğinde bir film izleme seansı düzenleyin ya da parkta yürüyüşe çıkın. Çocuklar kendilerine ayrılan kaliteli zamanı asla unutmazlar.

El Emeği Hediyeler: Eğer yapabiliyorsanız, onlara küçük bir el işi, bir örgü veyasevdikleri bir yemeği/tatlıyı hazırlayın. Emek verilmiş her şey paradan daha kıymetlidir.

 Çocuklarınızla İletişim

Açık ve Samimi Olun: Yetişkin çocuklarınızla durumunuzu dürüstçe ama kendinizi ezmeden paylaşın. Günümüz ekonomik şartlarında herkes zorlanabiliyor ve çocuklarınız emin olun sizin sağlığınızı ve huzurunuzu, onlara verilecek bir harçlıktan çok daha ön planda tutuyordur.

Torunlara Yaklaşım: Küçük çocuklara harçlık yerine “Sana bu hafta bolca kucaklama ve sevgi getirdim” diyerek sarılmak, durumu bir mahcubiyetten çıkarıp sevgi dolu bir ritüele dönüştürebilir.

Unutmayın; çocuklarınızın ve torunlarınızın gözünde siz bir “banka” değil, ailenin direği, sığınağı ve geçmişisiniz. Kendinize karşı haksızlık etmeyin.

Torunlarına ve çocuklarına harçlık veremediği için mahcubiyet duyan bir büyüğün iç dünyasını, toplumsal değerleri ve sevginin maddi kalıplara sığmayan gerçeğini ele alan içten bir makale taslağı:

Maddi Kısıtların Gölgesinde Kalan Bir Gönül Borcu: “Harçlık Verememenin” Görünmeyen Yükü

Bizim kültürümüzde büyüklük; sadece yaş almakla değil, koruyup kollamakla, etrafına bolluk ve bereket saçmakla eş değer görülür. Bayramlarda, özel günlerde ya da sıradan bir aile ziyaretinde el öpmeye gelen çocukların ve torunların avucuna sıkıştırılan o küçük harçlık, sadece bir para birimi değildir. O harçlık; bağlılığın, gücün, sevginin ve “ben hâlâ sizin arkanızdayım” mesajının somut bir sembolüdür. İşte bu yüzden, değişen ekonomik dengeler ve hayat şartları nedeniyle çocuklarına ve torunlarına harçlık veremeyen bir büyüğün yaşadığı mahcubiyet, sadece cüzdanın boşluğuyla değil, kalbin yüküyle ilgilidir.

Beklentilerin ve Kültürün Getirdiği Mahcubiyet

Geleneksel aile yapımızda, yaşça büyük olanlar her zaman “veren el” olmaya alışmıştır. Yıllarca didinip çalışmış, evlatlarını büyütmüş bir anne veya babanın, hayatının sonbaharında onlara ufak da olsa bir katkı sunamaması, derin bir suçluluk duygusunu beraberinde getirir. Kapıdan giren torunun gözlerindeki o masum beklentiye maddi bir karşılık verememek, bir büyüğün iç dünyasında “yetersizlik” olarak algılanabilir. “Ufacık bir çocuğu bile sevindiremedim” düşüncesi, dışarıdan bakıldığında önemsiz görünse de, yaşayan insan için taşınması en ağır sessiz çığlıklardan biridir.

Paranın Satın Alamayacağı En Büyük Miras: Zaman ve Sevgi

Ancak bu noktada durup, hayatın gerçek resmine daha geniş bir açıdan bakmak gerekir. Çocuklar ve özellikle torunlar, yetişkinlerin dünyasındaki maddi kaygıları sandığımız gibi kodlamazlar. Bir çocuğun hafızasında yer eden en derin iz; dedesinin ona anlattığı heyecanlı bir hikaye, ninesinin şefkatle saçını okşaması, onunla geçirilen kaliteli zaman ve hissettirilen koşulsuz sevgidir.

Yıllar geçip o torunlar büyüdüğünde, akıllarında kalan şey bayramda aldıkları harçlığın miktarı olmayacaktır. Akıllarında kalacak olan; gözlerinin içine sevgiyle bakan bir çift göz, kendilerini güvende hissettikleri o sıcak kucak ve parayla asla satın alınamayacak olan aile aidiyetidir. Maddiyat sabun köpüğü gibi eriyip giderken, sevgiyle kurulan bağlar bir ömür boyu kalıcı bir miras olarak nesilden nesile aktarılır.

Utanç Değil, Gurur Zamanı

Çocuklarına ve torunlarına harçlık veremediği için utanan tüm büyüklere hatırlatmak gerekir: Sizler, bu hayattaki en zor görevi yerine getirip evlatlarınızı bu yaşa getirdiniz. Onlara dürüstlüğü, ahlakı ve insanlığı öğrettiniz. Hayatın getirdiği zorlu ekonomik şartlar sizin suçunuz olmadığı gibi, sizin değerinizden de hiçbir şey eksiltmez.

Bir büyüğün varlığı, ev sıcaklığı ve duaları bir aile için en büyük zenginliktir. Utanması gereken, dürüstçe yaşayıp ömrünü ailesine adayan fedakar çınarlar değil; sevgiyi ve insanı sadece parayla ölçen sığ anlayışlardır. Cebinizdeki harçlık bitmiş olabilir, ancak yüreğinizdeki şefkat ve evlatlarınıza bıraktığınız tertemiz isim, onlara verebileceğiniz en değerli hazinedir.

UTANIYORUM!..
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

CS Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.