
“Çıktım Belen kahvesine baktım ovaya,
Bay Mustafa çağırdı dam’oynamaya,
Ormancı da gelir gelmez yıkar masayı,
Söz anlamaz ormancı çekmiş kafayı,
Aman ormancı yaktın ormancı,
Köyümüze getirdin yoktan bir acı.”
Bu türküyü herkes bilir.Onun hikayesini anlatmak isterim. Belen Kahvesi ve Ormancı Türküsü, Temmuz 1946’da Muğla’nın Gevenes Köyü’ndeki ( günümüzdeki adı Çaybükü Mahallesi/Menteşe ) Belen Kahvesi’nde meydana gelen gerçek bir olay üzerine Değirmenci Pisili Tahir Usta tarafından bestelenen ve zamanla ünü Türkiye geneline yayılan bir halk türküsüdür. Meydana gelen bu acı olaydan sonra Belen Kahvesi zamanla yıkılma ve yok olma noktasına gelir. Ancak, 6 Nisan 2005 yılında Muğla Valiliği tarafından kamulaştırılıp restore edilerek tekrar hizmete açılır. Bugün Belen Kahvesi, Gevenes, yeni adıyla “Çaybükü” Mahallesinde ovaya hâkim bir tepede yer almaktadır.

Arabalarıyla gelenler için geniş bir otopark mevcut ve buradan kahveye yaklaşık 3-4 dakika yürüyerek ulaşabiliyorsunuz. Bu yürüyüş esnasında sizleri köyün sakinleri karşılıyor ve açtıkları tezgahlardan hediyelik eşya ve çeşitli baharatlar başta olmak üzere birçok şey satın alabilmeniz mümkün.
Belen Kahvesi bugün hem bu hikâyeyi merak edenlerin hem de türkü severlerin uğrak noktası. Kahve, duvarlarında türkü sözleri, eski fotoğraflar ve yaşanan olayın izleriyle adeta bir canlı müze gibi ziyaretçilerini ağırlıyor.

Yolu düşen herkesin mutlaka uğraması gereken bir Muğla klasiği…



