1. Haberler
  2. Genel
  3. DOĞAYA : ATEŞ KELEPÇE

DOĞAYA : ATEŞ KELEPÇE

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Making coffee process on campfire. Turkish cezva near open fire

Orman yangınlarında ölen kesin hayvan sayısı tam olarak bilinememektedir, ancak büyük çaplı felaketlerde bu sayı milyonları aşmaktadır.

Dünya Genelindeki Büyük Yangınlar

Avustralya (2019-2020): Aşırı sıcaklıklar nedeniyle çıkan yangınlarda yaklaşık 1 milyar hayvan öldü, binlerce koala yok oldu.

Brezilya / Pantanal (2020): Sulak alanlarda gerçekleşen dev orman yangınlarında 17 milyondan fazla hayvanın öldüğü tahmin edilmektedir.

Amazon (2019): Brezilya’daki yangınlarda 2,3 milyondan fazla canlı hayatını kaybetti.

Türkiye’deki Durum

Türkiye’de orman yangınlarında yanan alan hektar olarak resmi raporlarda yer alsa da, doğrudan ölen yabani hayvan sayısına dair net ve resmi bir döküm bulunmamaktadır. Yangınlarda memeliler, kuşlar, sürüngenler, böcekler ve yeraltında yaşayan mikro/makro organizmalar dahil binlerce canlı zarar görmektedir. Uzmanlar, sayımın zorluğu nedeniyle açıklanan rakamların sadece görülebilenleri kapsadığını belirtmektedir.

Doğanın Ölümü: İnsanın Kendi Geleceğini Yok Etme Süreci

Sanayi Devrimi’nden bu yana insanlık, teknolojik ve ekonomik açıdan muazzam bir gelişim gösterdi. Ancak bu gelişim, üzerinde yaşadığımız gezegenin yani tabiatın kademeli olarak kaybedilmesi pahasına gerçekleşti. Bugün karşı karşıya olduğumuz küresel iklim krizi, biyolojik çeşitlilik kaybı ve çevre kirliliği, doğanın sessizce ölümüne ve insanlığın kendi yaşam destek ünitesini kendi elleriyle kapatmasına işaret ediyor.

Flames with smoke rise up. Burning wood at close range.

1. Ekosistemlerin Çöküşü ve Biyolojik Çeşitlilik Kaybı

Doğanın ölümü, yalnızca ağaçların kesilmesi veya nehirlerin kirlenmesiyle sınırlı değildir; ekosistemlerin bir bütün olarak işlevini yitirmesidir.

Türlerin Yok Oluşu: Bilim insanları, Dünya’nın şu anda “6. Büyük Kitlesel Yok Oluş” sürecinde olduğunu belirtiyor. İnsan faaliyetleri yüzünden canlı türleri, doğal hızlarından bin kat daha hızlı yok oluyor.

Habitat Tahribatı: Tarım arazisi açmak, madencilik yapmak ve kentleşmeyi büyütmek için ormanlar yok ediliyor. Ormanların kaybı, sadece karbon yutaklarının azalması değil, milyonlarca canlının evsiz kalması demektir.

2. İklim Krizi ve Dengelerin Bozulması

Tabiatın dengesi, atmosferdeki sera gazı oranının yapay bir şekilde artırılmasıyla tamamen bozuldu.

Ekstrem Hava Olayları: Artan sıcaklıklar; devasa orman yangınlarına, önlenemeyen kuraklıklara ve ölümçül sel felaketlerine yol açıyor.

Buzulların Erimesi: Kutup bölgelerindeki buzulların erimesi, deniz seviyelerini yükseltirken deniz ekosistemlerini ve kıyı kentlerini tehdit ediyor.

3. “Doğanın Ölümü” Kavramının Felsefi Boyutu

Çevre tarihçisi Carolyn Merchant, “Doğanın Ölümü” adlı eserinde, modernleşme süreciyle birlikte insanın doğaya bakışının nasıl değiştiğini ele alır. Kadim kültürlerde “canlı bir ana” olarak görülen doğa, modern bilim ve kapitalist sistemle birlikte yalnızca hammadde sağlayan ruhsuz bir makine olarak konumlandırılmıştır. Bu bakış açısı, insanın doğaya karşı tahakküm kurmasına ve onu acımasızca sömürmesine meşruiyet kazandırmıştır.

4. Sonuç ve Çözüm Arayışı: Tabiatı Yeniden Kazanmak

Doğanın ölümü, nihayetinde insanın da ölümüdür. Çünkü insan, doğanın üzerinde bir efendi değil, onun sadece küçük bir parçasıdır. Tabiatı kaybetmemek ve geleceğimizi kurtarmak için acil adımlar atılması zorunludur:

Sürdürülebilir Dönüşüm: Fosil yakıtlardan tamamen vazgeçilerek yenilenebilir enerji kaynaklarına (güneş, rüzgar) geçilmelidir.

Koruma Alanlarının Artırılması: Yeryüzünün en az %30’u insan müdahalesinden uzak, koruma alanı ilan edilmelidir.

Zihniyet Değişimi: Doğayı tüketilmesi gereken bir meta olarak gören anlayış terk edilmeli; onunla uyum içinde yaşamayı temel alan “ekosantrik” (çevre merkezli) bir yaşam modeli benimsenmelidir.

Unutulmamalıdır ki; doğanın insana ihtiyacı yoktur, ancak insanın yaşamak için doğaya ihtiyacı vardır. Doğa, insan olmadan da kendini yenileyebilir; ancak yok edilen bir tabiatın içinde insanlığın varlığını sürdürmesi imkansızdır.

Türkiye’nin toplam orman alanı 2024 yılı sonu itibarıyla Ormancılık İstatistikleri, 2024 verilerine göre 23 milyon 363 bin 84 hektardır. Bu miktar, ülke yüz ölçümünün yaklaşık %30’una denk gelmektedir.

Orman Varlığının Detayları

Oran: Toplam alanın %59’u normal kapalı (verimli), %41’i ise boşluklu kapalı (bozuk) ormanlardan oluşur.

Tür Dağılımı: Alanın büyük kısmı koru ormanıdır (%95), kalan kısım ise baltalıktır.

Bölgesel Dağılım: En fazla orman varlığı Karadeniz ve Akdeniz bölgelerinde yer

Türkiye’deki ormanlar, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisindeki orman varlığıdır.

Tarih

1923’te Cumhuriyet’in kurulmasından önceki orman örtüsü çok iyi bilinmemektedir.[1] İlk büyük ağaçlandırma projesi 1939’da yapıldı.

Yasal durumu

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası‘nın 169. maddesi uyarınca mülkiyeti devlete aittir ve devlet tarafından yönetilir ve işletilir. Zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz. 6831 Sayılı Orman Kanunu ile kamu yararına kullanımı, süresi vb. durumlar tanımlanır.

Genel bilgiler

Türkiye‘de orman dağılışında en önemli faktör yağış ve nemdirYağış miktarı ile orman dağılımı arasında çok sıkı bir ilişki vardır. Karadeniz Bölgesinde yağışın fazla olması sayesinde ormanlar çok iken Güneydoğu ve İç Anadolu bölgelerinde kuraklıktan dolayı ormanlar çok az yer kaplar.

23 milyon hektarlık orman arazisinin; %95’ı koruluk, %5’i baltalık durumundadır.

Orman alanı

Türkiye’deki ormanlık alanın toplamı 22.933.000 ha’dır ve bu da ülke genelinin %29,4’üne denk gelmektedir. Bu alanın %32’sini yapraklı ormanlar, %48’ini iğne yapraklı -ibreli- ormanlar ve %20’sini ise ibreli ve yapraklı karışık ormanlar kaplamaktadır. 2024 yılında toplamda çıkan 3 bin 800 orman yangınında 27 bin hektar alan zarar gördü.

Avrupa’da meşe dağılımını gösteren harita.   Yerel dağılım.
✖Seyrek nüfuslu
▲İnsan eliyle mevcut (sinantropik).

Coğrafi bölgelere göre ormanlık alan dağılımları

2020 yılı itibarıyla orman alanlarının coğrafi bölgelere dağılışı, ormanlık alan ve ağaç serveti dağılımı şu şekildedir:

BölgeOrman Varlığı (ha)%
Karadeniz5.593.34224,4
Akdeniz4.371.88019,6
Ege3.635.66115,9
İç Anadolu3.164.94113,8
Marmara2.934.32112,8
Doğu Anadolu1.893.7228,3
Güneydoğu Anadolu1.339.1335,8
Genel Toplam22.933.000100
Orman alanlarının dağılımı
YıllarToplam Alan (hektar)Normal Orman Alanı (ha)Bozuk Orman Alanı (ha)
197320.199.296%1008.856.457%4411.342.839%56
199920.763.248%10010.027.568%4910.735.680%51
200421.188.747%10010.621.221%5010.567.526%50
201221.678.134%10011.558.668%5310.119.466%47
201522.342.935%10012.704.148%579.638.787%43
202021.678.134%10011.558.668%5810.119.466%42
Ağaç servetinin dağılımı
YıllarToplam Servet Hacmi ()Normal Kapalı Orman Hacmi (m³)Boşluklu Kapalı Orman Hacmi (m³)
1973935.512.150%100847.033.015%9088.479.135%10
19991.200.791.637%1001.113.612.229%9387.179.408%7
20041.288.124.772%1001.199.034.187%9389.090.585%7
20121.494.454.538%1001.417.482.684%9576.971.854%5
20151.494.454.538%1001.417.482.684%9576.971.854%5
20201.494.454.538%1001.417.482.684%95,976.971.854%4,1

Ağaç türleri

Türkiye’nin bitki örtüsünde doğal olarak yetişen 550’ü aşkın ağaç ve çalı bulunur.[8] 2020 itibarıyla bu dağılışta yer alan ilk beş ağaç şu şekildedir:[7]

Ağaç türütoplam (ha)%
Meşe6.747.44029,42
Kızılçam5.215.29222,74
Karaçam4.199.62318,31
Kayın1.878.0498,19
Ardıç1.472.9886,42
Genel Toplam19.513.39285,08
KızılçamPinus brutiaKaraçam,Pinus nigraSarıçamPinus silvestrisFıstık çamıPinus pineaHalep çamıPinus halepensisSahil çamıPinus pinaster (maritima)Monteri çamıPinus radiataGünlük çamıPinus taedaKazdağı göknarıAbies equi-trajaniUludağ göknarıAbies bormmüllerianaDoğu Karadeniz göknarı,Abies nordmannianaToros göknarı,Abies cilicicaDoğu ladiniPicea orientalisAvrupa ladiniPicea abiesToros sediriCedrus libaniAdi ardıçJuniperus communisSabin ardıcıJuniperus sabinaFinike ardıcıJuniperus phoeniceaKokulu ardıçJuniperus foetidissimaBoylu ardıçJuniperus excelsaAdi serviCupressus sempervirensPorsukTaxus baccataDouglas göknarı,Pseudotsuga douglasiAndızArceuthos drupaceaDoğu kayınıFagus orientalisPalamut meşesiQuercus aegilopsSaplı meşeQuercus roburSapsız meşeQuercus petreaeaMacar meşesiQuercus frainettoTüylü meşeQuercus pubescensMazı meşesiQuercus infectoriaSaçlı meşeQuercus cerrisPırnal meşesiQuercus ilexKermes meşesiQuercus cocciferaDoğu Karadeniz meşesiQuercus ponticaIstranca meşesiQuercus hartwissianaİspir meşesiQuercus macrantheraKasnak meşesiQuercus vulcanicaÇoruh meşesiQuercus dschorochensisVirjinya meşesiQuercus virgiliniaBrantii meşesiQuercus brantiiLübnan meşesiQuercus libaniMakedonya meşesiQuercus trojanaBoz pırnal meşeQuercus aucheriMantar meşesiQuercus suberToros meşesiQuercus haasDoğu gürgeniCarpinus orientalisAdi kızılağaçAlnus glitunosaDoğu kızılağacıAlnus orientalisFırat kavağıPopolus euphraticaKara kavakPopolus nigraTitrek kavakPopolus tremulaAnadolu kestanesiCastanea sativaAdi dişbudakFraxinus excelsiorBüyük yapraklı ıhlamurTilia platyphyllosKafkas ıhlamuruTilia rubraTüylü ıhlamurTilia tomentosaAvrupa ıhlamuruTilia cordotaOva akçaağacıAcer campestreKapadokya akçaağacıAcer cappadocicumÇınar yapraklı akçaağaçAcer platanoidesDağ akçaağacıAcer pseudoplatanusKafkas akçaağacıAcer trautvetteriTatar akçaağacıAcer tataricumİtalyan akçaağacıAcer opalusDoğu akçaağacı,Acer orientaleDişbudak yapraklı akçaağaç,Acer negundoİran akçaağacıAcer hyrcanumÜçdilimli akçaağaçAcer monspessulanumOva karaağacıUlmus cempestrisHercai karaağaçUlmus laevisDağ karaağacıUlmus montanaAsya karaağaçUlmus pumilaKırmızı karaağaçUlmus rubraKayacıkOstrya carpinofoliaAkçaağaç yapraklı çınar,Platanus acerifoliaBatı çınarıPlatanus occidentalisDoğu çınarıPlatanus orientalisOkaliptusEucalyptus camaldulensisSığlaLiquidambar orientalisAdi fındıkCorylus avellanaTürk fındığıCorylus sylvaticaAk söğütSalix albaBadem yapraklı söğütSalix amygdalinaSalkım söğütSalix babylonicaKeçi söğüdüSalix capreaBoz söğütSalix cinereaKara söğütSalix nigraSepetçi söğüdüSalix viminalisBeyaz huşBetula albaKara huşBetula nigraTüylü huşBetula pubescensAdi huşBetula verrucosaKıbrıs akasyasıAcacia cyanophyllaYalancı akasyaRobinia pseudoacaciaKirazPrunus aviumÜvezSorbus aucupariaCevizJuglans regiaYabani zeytinOlea europaeaAkdeniz defnesiLaurus nobilisAdi şimşirBuxus sempervirensOrman gülüRhododendron ponticumKocayemişArbutus unedoHarnup (Keçiboynuzu), Ceratonia siliquaDiğer yapraklılar

Ormanlardan yararlanma

Türkiye’de ormanlardan orman ve ağaç sanayi ile ekonomik olarak yararlanılır. 2010 yılı orman ürünleri ihracatı 3.15 milyar $’dır. 2000 yılında 11 milyon $, 2010 yılında 14,9 milyon $ ihracat yapan kereste sektörü, 2010’da 132,3 milyon $ ithalat yapmıştır.

Türkiye’deki istihdam oranlarına göre mobilya bölgeleri: İstanbulAnkaraBursaKayseriİzmir ve Adana önemli üretim alanlarıdır. Ayrıca BoluEskişehirSakaryaZonguldakTrabzonBalıkesirAntalyaIspartaBurdur mobilya üretilen diğer alanlardır.[

 Yapılan hesaplamaya göre Türkiye ormanları 2019 yılı için 84 milyon ton karbondioksit tutmuştur.

Türkiye’de her yıl ortalama 2.793 orman yangını meydana geliyor!

Kozalak Yangın, Good4Trust.org işbirliği ile yüksek riskli bölgerlerde erken uyarı sistemleri kurarak yangınlar karşısında köy halkına destek olmayı amaçlıyor

Türkiye’de ormanların neredeyse üçte ikisi sürekli yangın tehdidi altında ve 10 yıl içinde 30.000’e yakın orman yangını meydana geldi. Çok büyük alanları etkisi altına alan yangınlar, ormanlarımızı yaktı, orman köylüsünün geçimini elinden aldı. Önlem almanın, yangınların yıkıcı etkilerine karşı tek çözüm yolu olduğunu artık biliyoruz. Ülkemizde ve yurtdışında yapılan çalışmalar orman yangını risklerinin doğru uygulamalarla azaltılabileceğini gösteriyor. Bu konuyla ilgili harekete geçen Kozalak Yangın, yangın riski yüksek olan ormanlık bölgelerde köy halkına erken uyarı sensörleriyle destek olabilmek amacıyla Good4Trust ile birlikte destek sertifikaları hazırladı.

Verilen desteklerle yangın riski yüksek bölgelerde yaşayan köy halkına destek olunacak

Destek sertifikalarını Good4Trust.org üzerinden satışa sunan Kozalak Yangın, yapılan desteklerle yangın riski yüksek bölgelere sensörleri yerleştirerek riski en aza indirmeyi hedefliyor. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Kozalak Yangın Kurucusu Batuhan Esirger: ‘’2023 yazında ormanlık alanlarda 4 farklı yangını erken tespit ederek önlenmesine destek olduk, Ekim ayı ortasında da, endüstriyel bir kağıt depolama tesisinde erken tespit ettiğimiz yangın sayesinde 1400 tonun üzerinde atık kağıdın yanmasına engel olarak 3500 metrik ton karbondioksitin atmosfere salınmasını engelledik. Ağaçlar İçin Giyilebilir Teknoloji ile çevresel verileri anlık olarak izliyoruz, önceden belirlenen veriler belli  bir eşik değerine ulaştığında ise otomatik olarak alarm veriyor ve yangının önlenmesine yardımcı oluyoruz. Hazırladığımız destek sertifikaları ile ağaçları ve bölgede yaşayan orman köylüsünü Kozalak’larla koruyacağız. Alanları Türetim Ekonomisi Derneği ile belirleyecek, Orman köylüsünün arazi sınırlarına kozalakları yerleştireceğiz, ve gerçekleşenleri destekçilere raporlayacağız.’’ dedi.


Adil üreticilerin faaliyetleri orman yangınları tehdidine karşı kilit bir önem taşıyor

Doğaya ve insana dost üretim yapmaya çalışan adil üreticiler, iklim ve biyoçeşitlilik krizlerine karşı, doğaya onarıcı etkide bulunan faaliyetleriyle gezegeni koruyucu bir rol üstleniyor. Türetim Ekonomisi Derneği burada üzerine düşen sorumluluğu yerine getiriyor ve üreticilerin güçlenmesi için çeşitli adımlar atıyor. Geçtiğimiz yıl başlayan Türetim Ekonomisi Derneği, WWF-Türkiye’nin (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) ve Garanti BBVA’nın finansal desteği ile yürüttüğü  Türkiye’nin Canı Yanmasın Destek Programı kapsamında hayata geçirilen “Yangına Dirençli Üretim Modelleri” Projesi de, orman yangını riskiyle karşı karşıya olan Ege ve Akdeniz bölgelerinde, doğaya ve insana dost üretim yapmaya çalışan üreticilerin yangına karşı dayanıklı hale gelmesini amaçlıyor. Kozalak Yangın’ın giyilebilir teknolojileri ile destek ölçüsünde üreticilerin arazi sınırlarına en riskli bölgelerden başlamak üzere izleme ve uyarı sistemleri yerleştirilecek.

Geç kalındığında veya yangının ateşiyle harekete geçildiğinde sonuç ne yazık ki hüsran

“Yangına Dirençli Üretim Modelleri” Projesi Yürütücüsü Duru Uslu ‘’İklim krizinin etkisiyle her geçen gün artan kuraklık ve yüksek sıcaklıklar, coğrafyamızı daha fazla etkileyerek yangın tehlikesini artırıyor. Geç kalındığında veya yangının ateşiyle harekete geçildiğinde sonuç ne yazık ki hüsran oluyor. Bu nedenle erken uyarı sensörleri geliştiren Kozalak Yangın ekibi ile yürütmeye başladığımız çalışma üreticiler için çok faydalı olacak. Orman yangınlarına yönelik riskleri en aza indirebilmek ve riskli bölgelerdeki üreticilerimizi bu konuda destekleyebilmek amacıyla doğa dostu tüm vatandaşları projemize katkı sunmaya bekliyoruz’’ dedi. 

DOĞAYA : ATEŞ KELEPÇE
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

CS Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.