Mehmet Savaş BAYINDIR

Sokak sanatı, sokaklarda yapılan görsel ve performans çalışmalarını kapsar. Başlıca türleri grafiti, duvar resmi ve sokak müzisyenliğidir.
Grafiti: Sprey boyayla yapılan yazı ve resimler.
Mural: Büyük bina duvarlarına yapılan süslemeler.
Canlı Performans: Sokak tiyatrosu ve müzik.
Amaç ve Özellikler
Halkın İçinde: Müzeler yerine sokaklarda sergilenir.
Mesaj Verir: Toplumsal ve politik konuları ele alır.
Özgürdür: Çoğu zaman resmi izin olmadan yapılır.

SOKAK SANATI Sokak sanatı muhalif kaynaklı anti disipliner sanata atıfta bulunur, kamu alanında yani sokaklarda uygulanan her türlü sanatı içerir. Bu tanım seksenlerin başında popülerlik kazanmıştır. Mural, graffiti, stencil (şablon), sticker (çıkartma), sokak işaretleri, video projeksiyon, sokak enstalasyonları, heykeller ve ses yerleştirmeleri de sokak sanatının içinde yer alan tür ve tekniklerdir. (Güneş, 2009: 5) Sanat, oyun, protesto, yaramazlık ne derseniz deyin, sokak sanatı artık dünyada bir şehrin yüzünü değiştiren bir olgu haline gelmiştir. Sokak sanatı demek, sokakta büyüyen sanat demektir. Yani sözlük anlamıyla bile bu işle ilgili bir ilegal durum söz konusudur. Sokak sanatı kültürü son 20-30 senede graffiti köklerinden başlayarak gelişip global bir harekete dönüşmüştür. Sık olarak politik veya sosyal bir açıklama içerirler, pek çok sokak sanatçısının amacı topluma açık bir mesaj vermektir. Geleneklere uymayan fikirleri topluma tanıtırlar ve çoğunluğu etkilerler. Sokak sanatını yapanlar bireysel şöhretlerin peşinde değillerdir, sanat galerilerinde sergilenmeye ‘layık’ görülecek ‘çerçevelenmiş’ düşüncelerin bir parçası olmak istemezler. Tek dertleri, kendilerinden izinsiz reklam panoları ve ilanlarla işgal edilen sokaklarını geri alabilmektir. Sokak sanatının yapısında yerleşik değerlere karşı bir meydan okuma vardır, genellikle yasal olmayan şekilde uygulandığı ve sanatçıların kimliklerini sakladıkları için çok daha kolay yanlış anlaşılmaktadırlar. BANKSY KİMDİR? Dünyanın en esrarengiz sanatçılarından biri olan ve kendisiyle ilgili İngiliz olması dışında neredeyse hiçbir şey bilinmeyen efsanevi sokak sanatçısı Banksy ünlü olmayı reddedip, maskesi ardına saklandıkça dikkatleri daha çok üstüne çeken bir aktivisttir. Banksy adıyla bilinen sanatçının 1974 Bristol doğumlu olduğu iddia edilmektedir. Başta İngiltere olmak üzere birçok farklı ülkede yaptığı çarpıcı duvar resimleriyle ünlenen bir sokak sanatçısıdır Banksy.

O yirmi birinci yüzyılın nadir sanatçılarından birisidir, ünlü ama tanınmayan. Banksy’nin popülerliğinin en önemli sebeplerinden birisi de hala kim olduğuna dair kesin bir bilgiye sahip olunamıyor oluşudur. Bu anonimliğin kendisini yasaların ve sistemin mecburiyetlerinden korumak için gerekli olduğunu söyler. Bu geçmişte doğruydu ama kariyerinin bu noktasında pek çok şehir yeni bir Banksy’yi duvarlarında konuk etmeye gönüllü olacaklardır. O sanat dünyasına zor kabul edilmiş, müzelerle ve sanat galerileriyle dalga geçen, 2010 yılında Time dergisinin Steve Jobs ve Lady Gaga’yla birlikte dünyanın en etkili 100 ismi arasında gösterdiği bir sanatçıdır. “Gerilla artist” olarak anılan sanatçı çalışmalarında savaş karşıtı, çevreci, hayvan haklarını savunan ve tüketim çılgınlığını eleştiren mesajlar vermektedir. Bristol’den gelen sıradan bir grafiti sanatçısıyken eserleri müzayedelerde altı haneli rakamlara alıcı bulan Banksy ünlülerin duvarlarını süslemektedir. Yeni bir Banksy eserinin sokakta ortaya çıkışı ulusal çapta haber olabiliyor, en son sergisi için insanlar saatlerce kuyrukta bekliyor ve “Exit Through the Gift Shop” isimli filmi Oscar’a aday gösteriliyor. Bu durum aslında ortaya çıkışı kapital sistemin yarattığı her türlü pazarlama mekanlarına bir karşı duruş olan sokak sanatının da ruhuna 502 aykırı bir durum teşkil etmektedir. Çünkü sokak sanatının özünde sanatın pazarlandığı sergi mekanlarıyla sergilendiği müzeler ve yerleşik değerlere karşı bir meydan okuma vardır. Anonim olarak kalmasıyla, kuşağının en başarılı sanatçılarından biri olmaya yardımcı olan bir gizem havası yaratmıştır. Bu hala bir gizemdir.

Sanatçı, kimliğini hiçbir zaman açıklamayacağını söylemiştir. 2008’de bir gazete Banksy’yi Robin Gunningham olarak açıklamış fakat bu bilginin doğruluğu kesinleşmemiştir. (Ellsworth, 2015: 11) Hiphop kültürüyle beraber 1970′lerin başında ortaya çıkan graffiti, zaman içerisinde birçok evrim geçirmiştir. 1980′lerde Pop Art akımdan fazlaca etkilenmiş olan graffiti, stencil boyama adı verilen şablon tekniğini Pop Art’tan almıştır. Banksy’nin eserlerinin karakteristik özelliğini de bu teknikler oluşturmuştur. Banksy, 1990′ların başında serbest bir graffiti sanatçısı olarak sokaklara resimler yapmaya başlamıştır. Londra ve Bristol’de yapmış olduğu graffiti sanatı ile ilk kez dikkatleri üzerine çekmiştir. Genelde eserlerinde anti-savaş, anti-kapitalist ve anti-kuruluş gibi düşünceleri görsel hale getirmesiyle ünlüdür. Her zaman krizin, çatışmanın ortasındaki insanların problemlerine dokunacak işler çıkaran, bir başka deyişle dünyanın kanayan yaralarına parmak basan bir tarzı olmuştur. Eserlerinde belli başlı imgeler kullanır, çocuklar, balonlar, yaşlılar, polisler, askerler ve maymunlar gibi… Resim1: 2002, Kırmızı Balonlu Kız Londra’nın birçok duvarını süsleyen Banksy’nin en bilindik eserlerinden olan bu eser Kırmızı Balonlu Kız ismiyle anılmaktadır. Bu eser “Her zaman umut vardır!” anlamını taşımaktadır.

Madonna, Justin Bieber gibi isimlerin de Banksy hayranı oldukları bilinmektedir. Hatta öyle ki Justin Bieber’in kolunda bu kırmızı balonlu kızın dövmesi bulunmaktadır. Kendisini sanat teröristi, hatta vandal olarak tanımlayan Banksy’e göre nasıl ki rap şarkıcıları müziklerinde kendilerini “nigger” kelimesi ile özdeşleştiriyorlarsa, graffiti sanatçıları da ‘vandal’ kelimesini kendileri için kullanmaya başlayacaklardır. Arkasında 503 kendilerini ‘eğitimli vandal’ olarak tanımlayan destekçileri ve takipçileri olduğu bilinmektedir. Kimilerine göre ise Banksy’nin ‘eğitimli vandal’ lakaplı gerilla sanatçılarından oluşan bir örgütü vardır. Banksy’nin kamu malına zarar verdiğini düşünen ve yapıtlarını sanat eseri olarak görmekten çok terörist eylem olarak adlandıran hatırı sayılır bir kesim ile birlikte İngiliz hükümeti de, kimliğinin ifşa olması durumunda bir suçlu gibi yargılanacağını öngörmüşlerdir. Bu tehdit Banksy’nin kimliğini açıklamaması için bir başka neden olarak sunulabilir.,
504 Banksy’nin dünyanın en büyük açık hava hapishanesi olarak tanımladığı Filistin’deki duvarların üzerine “Tatil Enstantaneleri” adını verdiği dokuz adet iş bırakmıştır. Bu işleri yaparken yaşlı bir adamla arasında geçen diyaloğu sanatçı şöyle aktarır. Yaşlı Adam: Duvarı boyadın, onu güzel yaptın. Banksy: Teşekkürler Yaşlı Adam: Biz duvarın güzel olmasını istemiyoruz, biz duvardan nefret ediyoruz, evine git. Resim 4: Tatil Enstantaneleri, Filistin, 2005 Yukarıdaki üç eser Banksy’nin Batı Şeria’da İsrail’in intihar bombacılarına karşı güvenlik gerekçesiyle kurmuş olduğu 680 kilometrelik güvenlik duvarının üzerine yaptığı dokuz eserden üç tanesidir. Duvarın İsrail tarafında bulunan bu çizimlerle Banksy İsrail’in inşaatını tiye almıştır. İlk resimde duvara açılmış hayali bir deliğin içinden görünen cennetvari bir plaj resmi, bir diğerinde ise İsviçre’yi andıran türden bir dağ manzarası bulunmaktadır. Bu resimleri çizdiği sırada can güvenliği bulunmadığını ve İsrail askerleri tarafından silahla tehdit edildiğini sözcüsü aracılığıyla duyurmuştur.

505 Resim 5: Kız ve Asker, Beytüllahim, 2007. Kız ve Asker adındaki bu eser İsrail duvarının Beytüllahim bölgesine resmedilmiştir. Banksy, ‘Santa’s Ghetto’ sergisinin tanıtımında bu resmi kullanmıştır. Sergi için Beytüllahim bölgesini seçmiş olmasının nedenini, buranın İsa’nın doğum yeri olması ve aynı zamanda tüm insan hakları ihlalleri iddialarının da merkezi olması, şeklinde açıklamıştır. Resim 6: Hizmetçi, Londra, 2008.
Londra’nın kuzeyinde Chalk Farm’de bulunan bir duvar graffitisi olan Hizmetçi sonradan Doğu Londra’daki V&A Çocukluk Müzesi’nde sergilenmiştir. Bu eserden oluşturulan bir şablon, 2008′in Aralık ayında New York’ta bir Sotheby’s açık arttırmasında 1.870.000 dolar rekor fiyat etiketiyle satılmıştır. Kendisinin en pahalı eseri olarak bilinir. Resim 7: Parking, 2010. Bansky’nin Los Angeles’da bulunan bu eseri lokal bir grup tarafından otoparkın park alanına çevrilmesi konusundaki çabalarına ışık tutmuştur. EXIT THROUGH THE GIFT SHOP (ÇIKIŞLAR HEDİYELİK EŞYA DÜKKANINDAN) Banksy’nin hayatını anlatan Exit Through The Gift Shop filminin prömiyeri 2010 yılında Sundance Fim Festivali’nde yapılmıştır. Bansky’nin bu prömiyere gelip gelmeyeceği büyük tartışma konusu yaratırken, Banksy prömiyere bir mesaj yollayarak katılmayı seçmiştir. Mesajda şunlar yazar: “Bayanlar, baylar ve yayıncılar… Sanatın saf heyecanı ve ruhunu aktaran bir film yapmaya çalışmak çok zor bir iştir. Bu yüzden hiç zahmete girmedik. Bu basitçe gündelik hayatın bildiğimiz hikayesidir. İzlemek üzere olduğunuz şey gerçektir, özellikle de yalan söylediğimiz kısımlar.

8: Exit Trhrough The Gift Shop, 2010. BANKSY VE SİMPSONS İŞBİRLİĞİ 2010 Ekim tarihinde dünyaca ünlü çizgi dizi Simpsons’ın açılış bölümünü aykırı sokak sanatçıcı Banksy yapmıştır. Banksy her zamanki ağır eleştirilerini ve kara mizah üslubunu burada da korumuştur. Simpsons dizisi önce sevimli bir girişle başlamış ancak Banksy dokunuşuyla karanlık ve eleştirel bir boyuta geçmiştir. Simpsons tarihinde o zamana kadar bir ilk olarak kaydedilen çocuk işçi istismarından, hayvan hakları istismarına kadar pek çok problem trajikomik bir üslupla eleştirilmiştir. Bu eleştirel yaklaşımın izleyicileri ve hatta animasyon departmanını fazlasıyla rahatsız ettiği iddia edilmiştir.





