1. Haberler
  2. Genel
  3. YA İSTİKLAL YA ÖLÜM

YA İSTİKLAL YA ÖLÜM

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İstiklal kelimesi Türkçede bağımsızlık, özgürlük ve başkasına bağlı olmama durumu anlamına gelir. Bir milletin veya ülkenin kendi kendini yönetmesi, başka bir devletin emri altında olmaması demektir.

Bilindiği gibi AKPKK iktidarının her yaptı uygulama Türk halkına karşı ve bilinçli yanlış uygulamalar. AKP nin hemen hemen yaptığı iktidara geldiği günden bu yana yanlış. Türkiye’yi bitirme noktasında.

Meclisteki çerçeve yasası bile İstiklal Mahkemelerini ilgilendiriyor.

AKP iktidarının tamamı İstiklal Mahkemelerinin konusudur. Yüce divan falan az ve eksik gelir.

Fazla uzatmaya gerek yok. İstiklal Mahkemelerini gelin birlikte inceleyelim.

Eş Anlamlısı: Bağımsızlık ve hürriyetİ kelimeleri ile aynı anlama gelir.

Kökü: Arapça kökenli bir kelimedir.

Örnek Kullanım: İstiklal Marşı (bağımsızlık marşı) veya İstiklal Caddesi (bağımsızlık caddesi) adlarında sıkça kullanılır.

Karıştırılan Kelime: “İstikbal” kelimesi ile sıkça karıştırılır; istikbal gelecek demektir, istiklal ise bağımsızlık anlamındadır.

İstiklal Mahkemeleri, Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında, olağanüstü tehditler ile asayiş sorunlarına karşı TBMM tarafından kendi üyelerinden seçilen milletvekilleriyle kurulan özel ve olağanüstü yetkili devrim mahkemeleridir.

Kuruluş Amacı ve Görevleri

Asker kaçaklarını önlemek

Vatana ihanet edenleri yargılamak

Ayaklanmaları ve isyanları bastırmak (Örn: Şeyh Said İsyanı)

Rejime ve inkılaplara karşı gelen muhalefeti denetlemek Özellikleri

Üyeleri Türkiye Büyük Millet Meclisi milletvekillerinden seçilmiştir.

Kararları kesindir, temyiz yolu (üst mahkeme) yoktur.

Olağanüstü dönemlerde hızlı ve sert kararlar almıştır.

İstiklâl mahkemesi, Türk Kurtuluş Savaşı sırasında ayaklanma çıkaran ve yağmaya girişenleri, bozguncuları, orduya ait silah ve mühimmatı çalanları, casusları, asker kaçaklarını ve bağımsızlık hareketini engelleme amacıyla propaganda yapanları yargılamak için, çıkarılan özel bir kanunla ilk olarak 18 Eylül 1920 tarihinde kurulan mahkemelerdir. İlk dönem İstiklâl Mahkemeleri, Ankara‘daki hariç olmak üzere 17 Şubat 1921 tarihinde kapatıldı. İkinci dönem İstiklâl Mahkemeleri, çalışmalarına 30 Temmuz 1921’de başladı ve 1923’ün Ekim ayına dek faaliyetlerini sürdürdü. Üçüncü ve son dönem İstiklâl Mahkemeleri ise 1923 ile 1927 yılları arasında etkin oldu.

Kurtuluş Savaşı yıllarında görev yapan birinci dönem İstiklâl Mahkemeleri dışında daha sonraları da dönemlerine göre farklı vazifeler yürüten İstiklâl Mahkemeleri kurulmuştur. Sonradan kurulan bu mahkemeler birer devrim mahkemesi niteliğindedir. Uğur Mumcu‘ya göre bu kurumlar mahkeme değil, savaş ve ihtilal gibi özel durumlarda isyancı, bozguncu ve karşı devrimcilerin yargılandığı anti-demokratik “infaz kurulları”dır.

Yunan ordusu karşısında asker kaçakları sebebiyle düzenli bir ordu kurulamıyordu. Karşılarında duracak bir güç olmadığından Yunan ordusu hiçbir direnişle karşılaşmadan ilerleyebiliyordu. Halife ve saltanat propagandası yapanlar halkın millî direniş kuvvetlerine katılmasını olumsuz etkiliyordu.[2][3][4] Cemiyet-i Müderrisin tarafından yayınlandığı izlenimi veren, Kuvâ-yi Milliye hakkındaki olumsuz bir fetva, Yunan uçakları tarafından Anadolu’ya atılıyordu. Asker kaçaklarından meydana gelen çeteler köy ve kazaları soyuyordu.

Büyük Millet Meclisi tarafından 29 Nisan 1920 tarihinde Hıyanet-i Vataniye Kanunu çıkarılmıştı. Bu kanun cürümleri ve vatana ihanet niteliğindeki suçları önlemeye yeterli gelmemişti. İhtilal ve savaş koşullarında sivil mahkemelerin ve harp divanlarının çalışma usulleri bir caydırıcılık unsuru taşımıyordu. Kanunsuzlukların önüne geçilemiyor en önemlisi hem Yunan ordusunun Anadolu’daki ilerleyişi karşısında düzenli bir ordu çıkarılamıyor hem de asker kaçakları çeteler oluşturarak soygun yol kesme gibi suçlar işliyor ve iç isyanların insan kaynağı oluyordu. Asker kaçağı yakalansa bile cephede ölmek yerine hapse girmek daha çok işine geliyordu.

Kuruluşu

Hiyânet-i Vataniye Kanunu, 4 aydır yürürlükte olduğu halde Dr. Tevfik Rüştü Bey, asker kaçakları, bozguncu ve casusların ve çoğunlukla firarilerden kurulu çetelerin önlenebilmesi için İhtilal Mahkemelerinin kurulmasını önerdi. Refik Şevki Bey bu fikre destek verdi ancak isminin İstiklâl Mahkemeleri olmasının daha uygun olacağını bildirdi. 2 Eylül 1920 tarihinde “Firar Ceraimini İrtikâp Edenler Hakkında Kanun Tasarısı” isimli yasa teklifi incelenmek üzere Millî Savunma encümenine verildi. Encümen bir karara varamadığı için Millî Savunma Bakanı Ferik Fevzi (Çakmak) meclise Şimdiki durum dolayısıyla ve görülen lüzum ve olağanüstü ihtiyaca dayanarak savaş zamanına ait olmak üzere firariler hakkındaki kanun önergesini meclise sundu.

TBMM‘nin, 18 Eylül 1920 tarih ve 42 sayılı kararı ile kaçak erat ve casusların yargılanmasıyla görevli olmak üzere İstiklâl Mahkemeleri kurulması kararına dayanmaktadır. Mahkeme üyeleri, Millet Meclisinden oluşmuştur. Savaş şartlarında bozgun, yağma ve casusluk gibi vatana ihanet niteliğinde kabul edilen suçları önleyebilmek ve acil hükümler verebilmek için Millet Meclisi tarafından özel kanunla ihdas edilmiştir.

Birinci dönem

18 Eylül 1920 ile 17 Şubat 1921 tarihleri arasında görev yaptı. İstiklâl mahkemeleri yasasının kabulünden sonra Genelkurmay Başkanı İsmet Paşa 14 istiklâl mahkemesi kurulması için öneride bulundu. Fakat sayı çok görüldüğü için 7 mahkeme bölgesi saptandı. Bir ay sonra Diyarbakır’a da bir mahkeme kurulması kabul edilince sayı sekize yükseldi: AnkaraEskişehirKonyaIspartaSivasKastamonuPozantı (Adana)Diyarbakır.

Mecliste yapılan oturumda, her mahkeme için aşağıdaki milletvekilleri seçilmiştir:

1923 ile 1927 yıllarında çalıştı. İsyanlarda ve olağanüstü hâllerde kurulmuştur. 6 Nisan 1925 tarihinde Diyarbakır’da Şeyh Said İsyanı sonrasında Şark İstiklâl Mahkemesi kurulmuştur. Bu mahkemeler, hilafet ve saltanatın kaldırılmasına itiraz edenleri, kılık kıyafet ve şapka kanununu reddedenleri ve cumhuriyetin ilanını eleştirenleri yargılamak için İstanbul ve Ankara’da kurulmuştur. Mustafa Kemal Paşa’ya 14 Haziran 1926 tarihinde yapılması planlanan İzmir Suikastı‘nın ardından önce İzmir’de, birkaç gün sonra ise Ankara’da kurulmuştur. Ankara İstiklâl Mahkemesi isyan bölgesi İstiklâl Mahkemesi’yle birlikte 7 Mart 1927’de kapatıldı. Görev yaptığı iki yıl içinde 2436 kişiyi yargılayan mahkeme toplam 240 kişiyi idama mahkûm etti. Ancak asker kaçaklarıyla ilgili kararlar ve sıkıyönetim mahkemelerinin verdiği idam kararları bu sayıya dahil değildir

Türkiye Büyük Millet Meclisi, 2 Mart 1927 tarih ve 979 sayılı kanunla Takrîr-i Sükûn Kanunu’nun 4 Mart 1929 tarihine kadar yürürlükte kalmasına karar verdi. İstiklâl Mehâkimi Kanunu ve ekleri ise ancak 4 Mayıs 1949 tarih ve 5384 sayılı kanunla yürürlükten kaldırıldı. Fakat 1927-1949 yılları arasında herhangi bir İstiklâl mahkemesi kurulmadı.

Cezalar

Cezalardaki amaç asker kaçaklarını cepheye döndürmekti. Ancak ağır suç işlemiş olanlar, askerden firar etmeyi alışkanlık haline getirenler ile firarları teşvik edenler ve yardım edenler suçlarının ağırlığına göre cezalar alıyorlardı. Sadece birkaç kez kaçmış askerlere halka açık bir yerde ve doktor gözetiminde 40-100 değnek cezası veriliyor, künyelerine de kaçak olduğu tekrar kaçması halinde idam edileceği yazılıyordu.

Kaçağın idam edilmesi en ağır cezaydı. Bunun dışında evinin yakılması, firari dönene kadar ailesinden birisinin kendisi yerine asker alınması yanında eğer yaşadığı mahallenin muhtarı veya imamı kaçağı yetkililere haber vermezse ağır para ve hapis cezası alıyordu. Rüşvet karşılığı firari askeri koruyan devlet görevlileri görevlerinden alınıyor ve 15-25 sene ağır hapis cezası veriliyordu. Eğer kaçağı hem haber vermemiş hem de saklamışsa daha ağır hapis cezası alıyordu. Rum asıllı Osmanlı vatandaşları esir düştüklerinde haklarında soruşturma yapılıyor Osmanlı vatandaşı olanlar sadece asker kaçağı değil aynı zamanda vatan haini olarak yargılanıyor ve suçlu bulunursa idam ediliyordu. Türk askerî birliklerine sabotaj yapan yerli Rumlar da yargılandı. Bu mahkemelerde 59 yerli Rum bu suçtan vatan haini olarak yargılandı ve idam edildi.

Kurtuluş Savaşı sırasında savaşın kazanılması için ve sonra Türk Devrimi’ne karşı yapılan saldırı ve müdahalelerin önlenmesi gayesiyle çalışmıştır. Dünyadaki devrim mahkemeleri örneklerine göre verdiği cezalar bakımından en az ölüm cezası vermiş mahkemelerdir. Örneğin Fransız Devrimi’nde 1793 yılında 17.000 kişi yargılanıp idam edilmiştir. Yargılanmadan idam edilenler ile birlikte Fransız Devrimi‘nde bir yılda 40.000 kişi infaz edilmiştir. Rus Devrimi‘nde ise aristokrat ve burjuva sınıfından on binlerce kişi öldürülmüştür.

Ergün Aybars İstiklâl Mahkemeleri isimli çalışmasında bu mahkemelerinin Türk Devriminin bir parçası olduklarını ve bu devrimi gerçekleştirmek için çalıştıklarının unutulmaması gerektiğini yazmıştır. İstiklâl mahkemelerinin verdiği idam kararı Ergün Aybars’a göre birinci dönemde resmi kayıtlara göre gerçekleşen infaz 1054, İsyan bölgesi dahil ikinci ve üçüncü dönem mahkemelerin verdiği azami infaz sayısı ise 576’dır. Toplamda bütün idam kararlarının sayısı 1.630 kişidir.

Mahkemelerin niteliği

İstiklâl mahkemelerinin en temel karakteri yargılananların itiraz yani temyiz hakkının bulunmamasıdır. Mahkemelerde yargılananların birçoğu aynı gün-hafta içerisinde tutuklanır, yargılanır ve cezaları infaz edilirdi.

Ergün Aybars, 1975 baskılı İstiklâl Mahkemeleri adlı kitabında şu yorumda bulunur: Dünyadaki devrim mahkemeleri içinde en adil hüküm verdiklerini ve yasalara en çok bağlı çalıştıklarını ve az kıyıcı olduklarını söyleyebileceğimiz İstiklâl Mahkemeleri, Türk Devrimi’ne, rejime karşı koymak isteyen her gerici ve olumsuz girişimi sert şekilde bastırmış, hiyânet-i vataniye, casusluk, karşıdevrimci ayaklanma, siyasi suikast gibi önemli davalar yanında eşkıya, şehir kabadayılığı, yolsuzluk ve rüşvet suçlarına karşı amansız bir çalışma göstermiştir

SAYGILARIMLA

YA İSTİKLAL YA ÖLÜM
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

CS Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.