Yelda SÖNMEZ / KALEMİN SİHRİ
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. 80 LER FIRTINA GİBİ ESTİ!..

80 LER FIRTINA GİBİ ESTİ!..

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sosyal  Medyada  80 ler diye akım başladı. Eh bizde geri kalmadık. Ama  o zamanlar fotoğraf makinesi ile  çektirdiğimiz fotoğrafı koydum. Neydi o günler.

80’ler… Kasetçaların tuşuna basıldığında başlayan o hafif hışırtılı, ama kalbe dokunan melodiler… Akşamüstü turuncuya çalan gökyüzü altında, ağır adımlarla yürüyen iki kişi… Posta kutusuna bırakılmış, kenarları hafifçe yıpranmış mektuplar…

Bir şarkı, kalbin en sessiz köşesini bile titretebilirdi. Fotoğraflar soluk tonlardaydı belki ama duygular, bugünden çok daha canlıydı

Walkman’de dönüp duran bir kasetin, her tınısıyla kalbe işleyen melodileri.

Sokak başında bekleyen, elinde çiçeklerle heyecanla gülümseyen bir âşık … O yıllarda aşk, zamana yayılan bir masaldı; özlemek, beklemek ve hayal kurmak, sevdanın en güzel ritüelleriydi.

Büyüleyici olan, sevginin yalnızca kelimelerde değil; sessizliklerde, bakışlarda ve küçük jestlerde saklı olmasıydı…

Ne kadar özlemişiz 80 leri. O zamanın dizi filmleri, yerli yabancı şarkıları.Radyodaki 5 çayı istekler pogramını, istek şarkı göndermeler. Radyo tiyatrosu, arkası yarınlar.

Erkan Yolaç ın EVET Mİ HAYIR MI?

Samimi sohbetler, komşularda sabah kahvesi. Komşuluk vardı, kapılar kilitlenmezdi.

Çocuklar sokakta rahatlıkla oynardı. Çünkü mutlaka onlara göz kulak olan bir komşu vardı.

Mahallenin bakkalına deftere yazdırmalar.. Televizyon ekranları siyah-beyaz olsa da hayat çok ama çok renkliydi. Müzik, dans, moda, yaşam tarzı…

Hepsi kendisine hastı.

Büyüklere saygı ,küçüklere ve hayvanlara sevgi.

O dönemde ise o şarkıyı dinlemek için önce kasedi bulup almak gerekiyordu.

Şimdi istediğimiz müziği bir uygulamadan açıyoruz.

Tabi o zamanlar her şey güllük gülistanlık değildi. Yokluk ve  kuyruklar vardı. Ne ulaşım, ne teknoloji, ne sosyal yaşam, ne de sanat aktiviteleri bugünkü kadar geniş ve ulaşılabilir değildi.

Hatta en kötüsü 12 Eylül darbesi. 12 Eylül 1980’de Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen askerî darbe, Türkiye tarihinin en kapsamlı ve etkili müdahalelerinden biridir.

Darbe sonrası Kenan Evren devlet başkanı oldu ve Millî Güvenlik Konseyi kurularak yasama yetkisi ele geçirildi.

Siyasi partiler kapatıldı, parti liderleri gözaltına alındı ve bazıları yargılandı. İnsan hakları ihlalleri, işkenceler, sürgünler ve idamlar. İlkokuda idim  hatırlıyorum. Karanlık günlerdi..Allah o günleri tekrar göstermesin.

Şimdi  ise  herşey bolluk, kolaylık. Ama   insanların yüzü gülmüyor. Robot gibi yaşamlar. Dostluğu, sevgiyi, arkadaşlığı, hatta aileyi bile kolayca harcamak var. Menfaat, iki yüzlülük, sahtekarlık, yalan ,dolan. Şiddet, vahşet. Nereye gidiyor bu insanlık?

 Teknoloji bize dünyayı avucumuzun içine getirdi.

Ama bunun karşılığında bazen bizi, içinde bulunduğumuz dünyadan uzaklaştırdı.

İnşallah o günlerin güzelliğine, insanlığına tekrar kavuşmak dileğiyle.

Sevgiyle, dostça kalın.

80 LER FIRTINA GİBİ ESTİ!..
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

CS Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!